""

ESİAD'ın konuğu Murat Yetkin oldu
EGE Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ESİAD), Türkiye'nin ve bölgenin siyasi gelişmeleri ile geleceğinin ele alındığı toplantıda, Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin'i konuk etti. Türkiye ve bölgedeki gelişmelerin yanı sıra dünyadaki gelişmelere de değinen Yetkin, ABD'nin yeni başkanı ve yönetimi belirleninceye kadar tüm ülkelerin ellerini güçlendirmek için kuralsızca mevzi elde etmeye çalıştığını söyledi.
Mövenpick Otel Mistral Executive Lounge'de düzenlenen toplantıya, ESİAD üyeleri, davetliler, Hürriyet Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi Deniz Sipahi ve konuk Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin katıldı. ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Güçlü, barış içinde bir ülke istediklerini dile getirip, "Hukukun üstünlüğü ve demokrasinin üstünlüğünün peşinde konuşan bir ülkenin normal olduğunu düşünüyoruz. Bu konudaki inancımızı hiç kaybetmeden bugün sayın Yetkin bize ülkemizdeki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunacak" dedi.
Türkiye'nin hem ekonomik hem de siyasal anlamda sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirten Murat Yetkin, şöyle dedi:
"Giderek dijital teknolojinin hakim olduğu dünyada sınırlar da geçirgen hale geldi. Siyasi anlamda değil ama etkileşim anlamında sınırlar geçirgen hale geldi. Dünyanın herhangi bir yerindeki gelişme çok kısa sürede İzmir'de, İstanbul'da veya Cizre'de hissedilebiliyor. Bölgemizle ilgili birkaç senaryodan söz edebiliriz, ama bir iyi senaryo gözükmüyor. Kötü ve daha kötü senaryolardan söz edebiliriz. Arap Baharı adı altında büyük umutlarla başlayan süreç maalesef eskisinden çok daha vahim sonuçlar doğurdu. Artık başımızda, El Kaide'nin üstüne IŞİD diye bir bela var. Neden bu kadar gömüldük Ortadoğu meselelerine çünkü biraz öyle gerektiğini düşündü hükümetimiz. Sayın Davutoğlu'na göre Osmanlı topraklarına dönüş özlemi vardı ama nedense Ortadoğu coğrafyasıyla sınırlandı ve 2011 yazından beri biz oradaki savaşın içinde bulduk kendimizi. O dönem önemli bir hükümet yetkilisiyle görüştüğümüzde, bize Esad'ın 6 ay içinde gideceğini söyledi. Fakat bayağı çok sayıda 6 ay geçti. Onu diyen kişi artık görevde değil ama Esad, Rusya'nın desteği sonucu görevde."
"BÖLGEYE ÇOK FAZLA SİLAH YIĞILDI"
Akdeniz'de Kıbrıs ve Suriye arasında kalan bölgeye çok fazla silah yığıldığına, bunların da ilerleyen süreçte patlayabileceğine dikkat çeken Yetkin, sözlerine şöyle devam etti:
"Rusya büyük bir operasyonu Halep'e başlatacak, ABD Musul'da büyük bir operasyona hazırlanıyor, İran diye dev bir faktör var. İran-Irak savaşı sırasında İran Devrimi'nin yıkılacağı umuduyla ABD Saddam Hüseyin'i destekliyordu fakat olmadı, devrim yıkılmadı. Gelişmeler öyle bir hızla seyretti ve öyle bir tersine döndü ki ABD bu süreç itibariyle Irak'ı Kürt bölgesi dışında İran'a teslim etti diyebiliriz. Suriye ve Irak kağıt üzerinde varlıklarını sürdürüyor ama fiilen artık olmayan iki ülkedir. Sınırların birer birer çöküşüne tanık oluyoruz ve bu çöküş beni çok etkiliyor. İran, Irak'a hakim olmanın heyecanıyla Suriye ile bir köprü kurma telaşında. Burada karşısında da iki engel var, biri İŞID, diğeri PKK engelidir. Bu durum işleri iyice karmaşıklaştırıyor. Biz burada 5 yıl gecikmeyle sınırlarımızı kapattık ve duvar örüyoruz. Tabii duvar örmekle neyi engelleyeceksiniz o da ayrı mesele. Ortadoğu bölgesinde iyi bir senaryo umudu bulunmuyor. Bu bölgedeki yeni normalimiz çatışma ortamıdır."
YABANCI İŞADAMINDAN İLGİNÇ YAKLAŞIM
Bir süre önce İstanbul'da oturan yabancı bir yatırımcıyla tanıştığını ve kendisiyle yaptığı konuşmayı anlatan Yetkin şunları söyledi:
"Yabancı uyruklu yatırımcıya, 2012-2013'lü yıllarda 'Türkiye'de ne gibi yatırım yapıyorsunuz' dedim, bana Türkiye'de yatırım yapmayacağını, Basra'da yatırım yaptığını söyledi. Bir de Libya'ya yatırım yaptığını, Suriye'ye yatırım yapmak istediğini, ancak oraya giremediğini söyledi. Ben de şaşırdım, bana 'Biz sokaklarında kan olmayan ülkeye girmeyiz' dedi. Dünya Bankası rakamlarına göre, dünyadaki servetin yarısı kayıt dışı. Bu paranın da gideceği yerler lazım. O kişiyle tekrar karşılaşsam da sorsam keşke Türkiye'ye yatırım yapmaya başladınız mı diye? ABD'nin el koymasından bu yana Afganistan'daki afyon üretimi 10 kat artmış bunu da belirtmek isterim."
"REFERANDUM İLKEL VE TEHLİKELİ BİR SİLAHTIR"
Türkiye ve bölgeyle ilgili tek olumlu gelişmenin Kıbrıs'ta sağlanabilecek barışın olduğuna dikkat çeken Yetkin, "Bizim güney bölgemizde olumlu olabilecek tek şey Kıbrıs'ta barış sağlanması ya da anlayış ortamının olmasıdır. İsrail ve Kıbrıs gazının taşınmasıyla ilgili konuşmalar yapılıyor ama bu Rusya'nın da işine gelmeyecektir. Batımızda olanlar da pek hoş değil. Avrupa Birliği kurulduğundan beri en ciddi krizini yaşıyor. İngiltere'nin kopuşu söz konusu. Referandum çok ilkel ve tehlikeli bir silahtır. Çünkü bir anlık duyguyla geleceği belirlersiniz. David Cameron 'Olmaz' diye düşünüp risk aldı ve neticede kopma kararı alındı. Avrupa bunun krizi ile boğuşuyor. Avusturya, Macaristan, Polonya hattında vahim gelişmeler var. Buralarda ırkçı faşist hükümetler iş başına geldi ve bunlar Avrupa'nın dengesini ciddi anlamda bozmaya başladı. AB modern çağın en başarılı barış ve kalkınma projesidir ama şu an bu tartışılmaya başlandı. Trump'ın kazanma ihtimali de var. Trump, 'Okumuşlar böyle yapıyor onlara güvenmeyin' diyerek oy topluyor ve bu çok ciddi oy topluyor. Doğu Avrupa'daki ırkçıları da güçlü hale getiren budur. Putin'in yükselmesi de Trump'ın yükselmesi de rastlantı değil. Avrupa'daki çoğulcu demokrasilerin bu sorunlarla yaşaması bu yüzden. Bir tek Merkel bu sorunla başa çıkıyor. Yeşiller diye bir hareket Almanya'da çıktı ama şu an onları Hıristiyan Demokrat Parti'de adeta eritti. Merkel'in başarısının sırrı da bu" diye konuştu.
"HERKES OCAK AYI BAŞINA SAAT KURMUŞ DURUMDA"
Türkiye'nin idam tartışmasıyla Avrupa Birliği'nden uzaklaştığını belirten Murat Yetkin, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin bugün partisinin grup toplantısında idamla ilgili yaptığı çıkışı sert bulduğunu dile getirip, şunları anlattı:
"Bugün AK Partili yöneticiler arasında da 'Avrupa Birliği'ne almazlarsa almasınlar' diye söylemlerde bulunanlar oldu. Yani Avrupa Birliği'ne alınmazsanız ölmezsiniz tabii. Ama Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki mesafe açılıyor. Aslında sadece Türkiye'de değil bütün dünyadaki herkes ocak ayı başına saat kurmuş durumda. Erdoğan'dan Ruhani'ye, Putin'den Merkel'e, Japonya'ya kadar ocak ayına kadar mümkün olabilen en çok mevziiyi gasp etmeye çalışıyor. Ocak ayında Türkiye yeni ABD yönetimiyle Suriye ve Irak'ı konuşmaya başladığında elinde ne olacak? Türkiye'deki iklim sert, başımızdan bir de 15 Temmuz felaketi geçti. Belki yanılıyorum ama ben bunu Fethullahçılar'ın yaptığını düşünüyorum. Onlara kapıları açan belki Özal'dan bu yana bütün hükümetlerdir ama onlara kilitleri açan, kritik görevlere getiren ise AK Parti hükümetidir. O gece meclis, vatandaşlarımız, ordunun, polisin, istihbaratın büyük bölümü bütün aksaklıklarına rağmen demokrasinin yanında yer almıştır. Aksi takdirde, çok daha fazla kan dökülürdü ve tankın önüne yatmak yetmezdi. Muhtemelen bugün burada olmuyor olacaktık. Ciddi bir iç savaş olacaktı ve bunun da 4 tarafı olacaktı, AK Parti'nin kitle tabanı, Fethullahçılar'ın kitle tabanı, PKK'nın kitle tabanı ve ordu tarafı olacaktı. 15 Temmuz sonrası yaşanan süreç ne zamana kadar böyle gider bilmiyorum. Siyasette işlerin bu kadar hızlı gitmesi beni korkutur. Biraz daha sakin sakin gitmeyi beklersiniz. Bir işadamı OHAL'den çok memnun olduğunu ve teşvik geldiğini söyledi, ilk kez böyle bir şeye tanık oldum. Demeç var ama kağıda dökülmüş çok az şey var. Türkiye'ye düzgün olmasa bile düzgün olmayan paranın gelmesinin önü açık. Siz kapıyı açtıktan sonra kara veya gri paranın gireceği yer var. Şu anda dünyada kuralsızlık kural, herkes her alanda elinden ne geliyorsa onu yapıp dünyanın patronuyla Ocak ayında masaya öyle oturmak istiyor. Herkes olabildiğince el yükseltmek istiyor. Ben bütün karamsarlığa rağmen Türkiye'nin geleceğine güveniyorum. Ben iyimser olacak hiçbir şey görmüyorum ama bu Türkiye'nin geleceğine ümitli olmamı engellemiyor. Dolayısıyla işadamlarına uzun vadeli yatırım yapacaksınız yapın diyorum. Kısa vadeli yatırım yapacaklara bir şey söyleyemem. Kanun hükmünde kararnamelerle yürüyen bir durum söz konusu ve yarın geçerli olup olmayacağı da belli değil. Muhalefet bugün yaşananlara bakıp terörizmle mücadelenin ötesine geçildiğini söylüyorlar. Ben hiçbir zaman darbe olacağını düşünmezdim orada çok büyük yanıldım. O yüzden şu an bir ahkam kesmek istemiyorum."
Konuşmasının ardından toplantıya katılanların sorularını yanıtlayan Yetkin'e, derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Güçlü tarafından plaket ve kitap hediye edildi.

FOTOĞRAFLI

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol