""

İbrahim Kalın: Operasyon Musul halkını koruyacak şekilde yapılmalıdır

ANKARA, () - CUMHURBAŞKANLIĞI Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda basın toplantısı düzenledi. İbrahim Kalın "Musul'u DEAŞ'tan temizleme operasyonunun belli bir koordinasyon içerisinde ve Musul halkını koruyacak şekilde yapılmalıdır. Musul'un DEAŞ'tan temizlenmesiyle ilgili bizim bir tereddüdümüz yok. Başika Kampı da Irak halkına, Musul halkına DEAŞ ile mücadelede yardımcı olmak amacıyla kurulmuş bir kamptır. Bu kampta 4 binin üzerinde Iraklıyı eğittik. Oraya yapılan sevkiyat ve takviye güçler kampın güvenlik ihtiyacını karşılamaya yönelik alınan tedbirlerdir. Şu ana kadar 700'ün üzerinde DEAŞ teröristi Başika Kampından bizim askerlerimiz ve eğittikleri Musulluların, Iraklıların mukavemetiyle etkisiz hale getirilmiştir" dedi.

"CERABLUS TERÖR UNSURLARINDAN TAMAMEN TEMİZLENDİ"

Son dönemde Fırat Kalkanı hareketiyle birlikte Türkiye uluslararası koalisyonun en aktif üyelerinden birisi haline geldiğini söyleyen İbrahim Kalın "Fırat Kalkanı Harekatıyla DEAŞ ile mücadele konusunda yeni bir model ortaya kondu. Türkiye'nin Hür Suriye Ordusu'na verdiği destek ile yerel birimlerin sürece dahil edilmesiyle birlikte Cerablus terör unsurlarından tamamen temizlendi ve normalleşme süreci başladı" dedi.

"CUMHURBAŞKANIMIZI HEDEF ALAN ASILSIZ İTHAMLARI KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR"

Türkiye'nin her zaman Irak Halkının ve Devletinin yanında olduğunu belirten Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın "Başika kampı bağlamında son dönemde bir takım hareketlilik ve açıklamalar var. Türkiye her zaman Irak halkının ve Irak devletinin yanında olmuştur. Bugüne kadar Türkiye kaynaklı Irak'a yönelik herhangi bir güvenlik tehdidi söz konusu olmamıştır. PKK'nın oradaki yuvalanması ve yapılanması tehdidiyle her zaman, karşı karşıya kaldık. Bunu bertaraf etmek için de 1 Ekim itibariyle meclisten bir tezkere geçirildi. Bu tezkereye yönelik Irak kökenli bir takım eleştiriler yapılıyor. Özellikle Cumhurbaşkanımızı hedef alan asılsız ithamları kabul etmemiz mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Cumhurbaşkanı'nı hedef alan bu açıklamalar ne bu sürece ne de Türkiye-Irak ilişkilerine katkı sağlar. Bizim Irak'ta ortak bir düşmanımız vardır o da DAEŞ'tir. DAEŞ'in ortadan kalkması için Irak'a uzattığımız yardım eli bu çerçevede değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.

"BAŞİKA KAMPI DEAŞ'LA MÜCADELEDE YARDIMCI OLMAK AMACIYLA KURULMUŞ BİR KAMPTIR"

Kalın, açıklamasında Musul'a yapılması beklenen ABD destekli operasyonu da değerlendirdi. Musul'da yapılacak bir hatanın 10 binlerce insanın mülteci olmasına neden olabileceğini, DEAŞ'la mücadeleyi sekteyi uğratabileceğini ve terörle mücadelede yeni komplikasyonlar ortaya çıkartabileceğini belirten İbrahim Kalın PKK'nın Musul operasyonuna Sincar üzerinden katılacağına dair gelen haberlerin endişe verici olduğunu söyledi. Sözlerine "Bununla ilgili kaygılarımızı, elimizdeki belgeleri de Iraklılar başta olmak üzere ilgili taraflarla paylaştık. Musul'u DEAŞ'tan temizleme operasyonunun belli bir koordinasyon içerisinde ve Musul halkını koruyacak şekilde yapılmalıdır. Musul'un DEAŞ'tan temizlenmesiyle ilgili bizim bir tereddüdümüz yok. Başika Kampı da Irak halkına, Musul halkına DEAŞ ile mücadelede yardımcı olmak amacıyla kurulmuş bir kamptır. Bu kampta 4 binin üzerinde Iraklıyı eğittik. Oraya yapılan sevkiyat ve takviye güçler kampın güvenlik ihtiyacını karşılamaya yönelik alınan tedbirlerdir. Şu ana kadar 700'ün üzerinde DEAŞ teröristi Başika Kampından bizim askerlerimiz ve eğittikleri Musulluların, Iraklıların mukavemetiyle etkisiz hale getirilmiştir" dedi.

Kalın, Halep meselesi ile ilgili olarak sözlerinde "Suriye ile üç ana konu gündemimizde. Birincisi Halep'teki çatışmaların durdurulması ve oraya insanı yardımların ulaştırılmasıdır. İkincisi olarak genel manada siyasi geçiş sürecini sağlayacak şartların oluşturulmasıdır. Üçüncüsü ise Suriye topraklarında yer alan DEAŞ ve diğer terör örgütlerine karşı mücadele konusudur" ifadelerine yer verdi.

Açıklamasında Türkiye-Rusya ilişkilerin normalleşme konusuna da değinen İbrahim Kalın, bu konuda önemli bir süreç yaşandığını söyledi. İfadelerinde "Putin'in 10 Ekim'de Türkiye'ye yapmış olduğu ziyarette özellikle ikili ilişkilerin normalleşmesi, vize, Türk ihracat mallarının Rusya'ya gönderilmesi, taşımacılık ve diğer konularla son engellerinde ortadan kaldırılması konusunda mutabık kalındı. Ziyaretin en önemli başlıklarından biri Türk Akımı anlaşmasının orada imzalanmasıydı. Bu bölgenin enerji haritasının değiştirecek nitelikte, çok önemli bir anlaşmadır. Bizim enerji ihtiyacımız açısından hem de Avrupa'nın enerji ihtiyaçları açısından büyük önem arz etmektedir." dedi

"FETÖ'YE DAİR DELİL YOKMUŞ GİBİ BİR ALGI YARATIYORLAR"

Irak büyük elçisi Faruk Kaymakçı'nın, Irak Dışişleri Bakanlığı tarafından çağrılıp çağrılmadığına dair ve FETÖ liderinin iadesi konusunda sorulan soruya Kalın "Irak büyükelçisinin çağrılması konusunda görüşmeler devam ediyor. Bu sorunun müzakere diyalog ile çözülmesinden yanayız. Burada birileri Musul-Başika meseleleri üzerinden sadece Türkiye ve Irak arasında değil, adeta sünniler ve şiiler arasında gerginlikler yaratma peşinde olabilir. Bunu reddediyoruz. FETÖ örgütünün elebaşı Fethullah Gülen'İn iadesi ve tutuklanması ile ilgili hukuki süreç devam ediyor. Amerikalıların anlaması gereken bir husus var. FETÖ'ye dair delil yokmuş gibi bir algı yaratıyorlar. Türk kamuoyunda bu bir tepkiye yol açıyor. Ve Gülen'in ABD tarafından bir şekilde korunduğunu düşündürüyor. Bunun önüne geçmek istiyorlarsa Türkiye'nin hassasiyetine itibar etmeleri gerekir. " dedi.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

"MHP lideri Bahçeli'nin partisinin grup toplantısında referanduma dair önemli bir çıkışı oldu. Olursa meclise olmuyorsa referanduma gidilmelidir dedi. Bu açıklamaya nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna İbrahim Kalın "Başkanlık sistemi yeni anayasa çerçevesinde gündeme gelen bir konu. Sayın Bahçeli'nin bu konuyu gündeme getirmesi siyasete de bir hareketlilik getirmiştir. Sayın Başbakanımız buna olumlu cevap vererek AKP'nin konuyla ilgili anayasa değişiklik paketini en kısa sürede meclise getireceğini ifade etmiştir" şeklinde cevap verdi.

"DÖNEMSEL BİR DALGALANMA OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİDİR"

İbrahim Kalın, Türk lirasındaki değer kaybına dairbir tedbir düşünülüp düşünülmediği hakkında sorulan soruyu "Bu yaşanan değer kaybını dönemsel olarak görüyoruz. Bunun çeşitli etkenleri olabiliyor, Moody's'in not değiştirmesi gibi. Ki biz bunun Türkiye'deki piyasa ve ekonomi gerçeğini yansıtmadığını düşünüyoruz. OHAL süresinin uzatılması da bir etken olabilir. Ancak şu ana kadar ekonomiye bir etkisi olmadı. Dönemsel bir dalgalanma olarak değerlendirilmelidir. Türkiye ekonomisinin temelleri sağlamdır. Döviz kuru tek başına ekonomi başarısının bir göstergesi değildir. Büyük projeler devam ediyor" şeklinde değerlendirdi.

"DETAYLI PLANLAR ORTAYA ÇIKMIŞ DEĞİL"

Musul operasyonunda PKK'nın Sincar üzerinden yer alabileceği söylentilerine dair "Musul operasyonuyla ilgili bir takım genel değerlendirmeler var, henüz detaylı planlar ortaya çıkmış değil. Özellikle Musul'un Irak'ın ikinci büyük şehri olduğu gerçeği dikkate alındığında ve iki yıldan fazla bir süredir DEAŞ işgali altında olduğu dikkate alındığında, burada yapılacak olan operasyonun oradaki sosyolojik dinamiklerinde dikkate alınması gerektiğini ifade ediyoruz. Oradaki yerel unsurlarında operasyona katılması doğal. Musul operasyonunda yapılacak bir hata sadece Irakla sınırlı kalmaz, bütün bölgeyi etkiler" ifadelerini kullan Kalın, Dışişleri Bakan'ı Çavuşoğlu'nun Lozan'daki Suriye toplantısına hangi önerilerle gideceğine dair ve El-Bab'ın alınması konusunda sorulan bir başka soruya da "İsviçre de yapılacak toplantıyla ilgili öncelikli konu Halep'teki çatışmaların durdurulması ve insani yardımın ulaştırılmasıdır. Siyasi geçiş sürecinin yeniden başlatılması ikinci başlığı oluşturuluyor" şeklinde cevaplandırdı.

TÜRKİYE İSRAİL İLİŞKİLERİ

İsrail'e atanacak olan büyük elçi hakkında yönelltilen soruya Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın "Süreç devam ediyor. İsim vermeyeceğim. Dışişleri bakanlığı vakti geldiğinde gerekli açıklamayı yapacaktır. 1 hafta 10 gün içerisinde büyükelçilerin atanması tamamlanmış olacaktır. Türkiye İsrail ilişkilerinin normalleşmesi bağlamında talep ettiğimiz üç şartın yerine getirilmesiyle yeni bir süreç başladı. Son aşama büyük elçilerin gönderilmesi ve diplomatik ilişkileirn normal seviyeye taşınmasıdır" şeklinde cevap verdi.

HAVA SAVUNMA SİSTEMİ

Kalın, Türkiye Rusya ilişkilerinin normalleşmesi ardından Türkiye'nin planladığı uzun menzilli hava savunma sistemi için Rusya'dan teklif alınıp alınmayacağına dair yöneltilen soruyu ise " Rusya ile işbirliği yapılması konusunda İstanbul'daki görüşmede mutabık kalındı. Hangi alında ne tür bir işbirliği yapılacağı konusunda savunma sanayi müsteşarlığımız mevkidaşı kuruluşla bu konuyu konuşuyor. Bu konuya olumlu bakıyoruz. " şeklinde cevaplandırdı.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol