Bakmak ve görmek arasındaki ince çizgiden bîhaber olan "bakan körlere" iki çift kelam:

"Irmaktan geçerken at değiştirilmez." darbımeselinden hareketle halihazırdaki ahvalde "ırmak" mefhumu memleketin içinde bulunduğu hasım seli, "at" mefhumu mevcut iktidardır.

Hasım seli dört koldan çağlayan ırmak gibi akın ederken sen, atın yaralı diye atı değiştirmeye mi yeltenirsin yahut atın yarasını kapatıp hasım ırmağını aşmayı mı denersin?

Biraz daha görünür kılmak adına biz bu ırmağa 15 Temmuz gününde zoraki daldık. Amaçları boğmaktı, boğulmadık. Amerika, Almanya, İsrail, etrafa saçılan terör örgütleri ve daha nice leş kargası fırsat kolluyorken bize düşen atın yarasını sarmak ve ırmağı geçmektir. Bu durumdayken bu yarayı sarmak istemek atçı olmak değil atlı olmaktır.

Demem o ki; biz Ülkücüler dosdoğru bir çizgiyiz, hiçbir surette AKP'nin destekleyicisi yahut arka bahçesi değiliz. "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır." diyebilenleriz.

16 Nisan'da da "Evet" diyenlerden ve bunu vatan için yapanlardan olacağız.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol