Evvel zaman içinde,
Barzani bizim evin içinde
Cinler cirit atarken, bizim oğlan bakarken
Aksakalı, kara sakalı, bademi, fındığı, fıstığı,
Milletin beşiğini tıngır mıngır sallar iken;
Vur vuranın, sür sürenin
Göğe merdiven dayayıp bez bağlayanın,
Sonrada sızım sızım sızlananın
Kambur felek, kadife yelek, kahve höpürdeterek
Kurt köyüne, keçi dadandıracakmış. Peehh!
Siz diyin şu yamaçtan uçtu,
Ben diyeyim bu ağaçtan düştü.
Uçtu uçtu kuş uçtuu…
Masal anlatacağımı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Hepsi gerçek. Bir uyuttular, pir uyuttular. Hala sallasanız da uyanmayacaklar var. Sallayanda, anlatanda, ayılamayanda… Vay haline, say haline.
N’apcaz şimdi? Laf ebeleri.
Öpünce uyanacak prenseste cine kaçtı. Cinde şişeden çıktı.
*
Rahmetli Cemal Süreya;
‘’Yıkılasın İsrail enkazını göreyim, sana memleket diyenin yüzüne tüküreyim.’’ derken pek bir ince, pek bir naifçe ifade yüklemiş dizenin sonuna. Bugün olsaydı yüklemi değiştirir ceddine methiyeler dizer, Adolf Hitler’e her gün küfür ederdi.
Terazisi baştan bozuk dünya düzeninde güç, hukukun kimi zaman önüne geçmiştir. Gücünüz yeterse hukukun bütün maddelerini değiştirirsiniz. ABD ve Rusya bu zaman değin bütün hukuku yasallığı kendine göre ayarlayıp illegal olarak sınırlar çizmeye devam ediyor. Hakmış, hukukmuş hikâye. Yazarsın senaryosunu, girersin ülkeye artık siz deyin Warner Bross tarzında, ben diyeyim Western tarzı filmin kralını çekersin. İnsanlık için dünyanın geleceği için gibi müthiş reklam efektleri ile bir fragman hazırlar, koltuğunda popcorn yiyen dünyaya satarsınız. Amerika’nın toklarına para yığılsın, Afrika’nın açlarına sinek pislesin diye. Filmin geliri mi? Hadi canım hadi sizi bizi ilgilendirmez.
BOP eş zamanlı olarak İran-Irak ve Suriye’de çekilen en büyük metrajlı film. Hem de en iyi aktörler kullanılarak. Şimdi sıra Türkiye’de ki çekimlerde. Bizde de Oscar’lık oyuncularla en etkili savaş sahnelerini hazırlamak üzere devredeler ne zamandır. Sabırsızca, ustaca…
Demirden korksaydık trene binmezdik. Eyy! Masalın Türkiye’de ki kahramanı Cin Aliler. Sizi filmin içine katar öyle bir bölüm çekeriz ki gişe rekorları sırf bundan hâsılat yapar. Kendilerini tilki zannedip bizim kuyruğu olduğumuzu unutanlar, yarım ağız ince ayar yaptığını sananlar, atılmışlar, satılmışlar, su katılmışlar. Sizin siyaset diye yaptığınızı biz lisedeyken sohbet konusu ediyorduk. Yarı Âdem gibi oranızı buranızı oynatmayın. Paket lastikliğinin lüzumu yok. İzmihlal yok. Hele toz toprak hiç yok. Ne Musul’u, Kerkük’ü yediririz ne de çarığınızı Ankara’ya değdiririz.
Şşşt..! Yürüyüşçüler n’oldu. Sesiniz çıkmaz. Musul ve Kerkük için lebdeğmez ağızlarınız oynamaz. Adaletiniz sınırdaki tel örgülere mi takıldı?
Bu bölgeyi MHP ile yalnız bırakmak büyük bir toplum için, küçük bir davranış biçimidir. Yapıcı ve birleştiricilikten çok uzak, akılsızca. Ayrımcılığın daniskası. Özümüz, sözümüz, iki gözümüz Türkleri, Türkiye ile sınırlı mı zannedersiniz ki? Bu konuda tereddütsüz;
Irkçıysak- evet-ırkçıyız…
Kafatasçıymışız- eyvallah…
Türkçüymüşüz-gururla…
Faşistmişiz- hadi oradan! Üstünüze yok.
Aynı şebeke suyunu zemzem niyetine içenler sizi. Beşbin ülkücü Kerkük için hazır derken şov yapmıyorduk. Karnaval bizim işimiz değil.
Birlik, beraberlik, bütünlük ve kararlılıkla Alevisine, Sünnisine, Lazına sahip çıkarak bu topraklarda bin yıldır oynanan oyunu bozmak için mücadele veriyoruz. Toprağımıza göz dikenin gözünü, söz söyleyenin dilini koparmak için varız. Bu bayrağın altında vatana, milli ve manevi değerlere, mukaddesata ihanet edilmediği sürece biriz, beraberiz. Derdimizde kaygımızda ortak, sevincimizde acımızda ortak. Yoksa kimse ile şahsi meselemiz, kimliğiyle işimiz yok. Vatanı seven Kürtlerle hiç yok. Lütfen akıllı düşünün.
BOP ve hayali kurulan Büyük İsrail İmparatorluğu için gerekli enerji kaynakları doğuda değil de Karadeniz de olsaydı, gereken kılıfı yine uydururlar bugün yaratılan Kürt sorunu, Laz sorunu olurdu. Adı da kürdistan değil lazistan olurdu. Adamlar kafaya koymuş illa bir yerden vuracaklar. Alet olmayın. Tüm dünya İsrail için çalışıyor. Sorun Kürtlük, Türklük vesaire değil. Beşiğimizi sallayanlar Yahudi oyununu, ABD çıkarları ile bütünleştirip renkten renge boyuyorlar, sonrada bize satıyorlar. Yani;
Unu bulguru pay edecekler kendilerine, bizdeki yağı kaymağı zay edecekler.
Az gideriz, uz gideriz
Dere tepe düz gideriz.
Sabırda bir huydur, suyu var tası yok,
Ekmeği var aşı yok.
De gel sabreyle, de get sabreyle.
Kaf dağından aşırmayın,
Şu sabrımızı taşırmayın.

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol