""

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3

 1- BASIN KONSEYİ, CUMHURİYET GAZETESİ SORUŞTURMASINI YÜRÜTEN SAVCIYI HSYK'YA ŞİKAYET ETTİ

* Basın Konseyi Yüksek Konseyi Üyesi ve Okur Temsicisi Avukat Turgut Kazan,

"Düşünebiliyor musunuz Cumhurbaşkanının şikayetçi olduğu davadan sanık olan bir savcı yine Cumhurbaşkanının çok öfke duyduğu bir basın organının FETÖ'cülükle suçlandığı soruşturmanın savcılığını yapıyor"

"HSYK bu savcıya karşı tutumu nedeniyle yanlış yoldadır"

Haber: Özgür ALTUNCU / Kamera: Yaşar KAÇMAZ - İstanbul

Basın Konseyi, Cumhuriyet Gazetesi soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Murat İnam'ı HSYK'ya şikayet etti.

Basın Konseyi'nin Şişli'deki Merkezi'nde Basın Konseyi Yüksek Konseyi Üyesi ve Okur Temsicisi Avukat Turgut Kazan ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç şikayet dilekçesini kameralara gösterdi.

CUMHURİYET'E KAYYUM ATANACAĞI ENDİŞESİNDEYİZ

Cumhuriyet Gazetesine yönelik operasyonun amacının gazetenin yayınlarını susturmak, sindirmek hatta kayyum atayarak, bitirmeye yönelik olduğununun endişesini taşıdıklarını söyleyen Türenç," Soruşturmanın selameti açısından sakıncalı olduğunu düşündüğümüz, yargımızın itibari ile ve genel olarak Türkiye'nin dış saygınlığı açısından da kabul edilemez olan bu durumu, HSYK'ya şikayet etmek üzere bir açıklama hazırladık" dedi.

SAVCI İLE İLGİLİ İDDİLARIN DOĞRULUĞUNU TESPİT ETTİK

Türenç, Cumhuriyet Gazetesi soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısının FETÖ üyeliği dahil olmak üzere bir çok suçtan ötürü, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nde sanık olarak yargılanmakta olduğu iddialarının doğruluğunu Basın Konseyi olarak teyit ettirdiklerini sözlerine ekledi.

KAZAN: HSYK YANLIŞ YOLDADIR

Savcı İnam'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir numaralı şikayetçi olduğu davada sanık olduğu ve adı geçen savcının FETÖ- PDY kapsamında yargılandığını hatırlatıp iddinameyi gösteren, Basın Konseyi Yüksek Konseyi Üyesi ve Okur Temsicisi Avukat Turgut Kazan, "Düşünebiliyor musunuz Cumhurbaşkanının şikayetçi olduğu davadan sanık olan bir savcı yine Cumhurbaşkanının çok öfke duyduğu bir basın organının FETÖ'cülükle suçlandığı soruşturmanın savcılığını yapıyor. HSYK bu savcıya karşı tutumu nedeniyle yanlış yoldadır" dedi.

İNANILMAZ GÖREVLENDİRME

FETÖ'cü savcı ve yargıçların asla meslekte tutulamayacağını, derhal görevden uzaklaştırılmaları gerektiğini söyleyen Kazan, " Nitekim sayısız örneğinde hep görevden uzaklaştırılmıştır. Oysa Cumhuriyet Gazetesi savcısı, FETÖ'cülükle suçlanıyor. Ne gözaltına alındı. Ne tutuklandı. Ama şimdi kendisi gazetecileri sorguluyor, gözaltına aldırıyor, evinde arama yaptırıyor. Böylece Musa Kart'ın diliyle, inanılmaz bir adalet karikatürü çizilmiş oluyor. HSYK'yı biz acilen göreve çağırıyoruz. İtirafçı ve teslimiyetçileri yargıda tutamazsınız. Hepsini derhal meslekten uzaklaştırmak zorundasınız. Cumhuriyet Gazetesi soruşturmasındaki bu inanılmaz görevlendirmeyi engellemek durumundasınız" diye konuştu.

"GÖZE GİRMEK İÇİN HERŞEYİ YAPABİLİR"

Hukukun ayaklar altına alındığını savunan Kazan, "Kimsenin güvenliği yoktur.Cumhuriyet gazetesinde yaşanlar, yaşadıklarımızın yeni bir örneğidir. Gazetenin neredeyse bütün köşe yazarları içerdedir. İnanılır şey değil ama hepsi FETÖ'cü olmakla suçlanıyor. Ve soruşturmayı da FETÖ'cülükle suçlanmış bir savcı yürütüyor. Bu soruşturmayı üstlenen Murat İnan, FETÖ - PDY silahlı terör örgütüne üye olmakla suçlanan 54 savcı ve yargıçtan biridir. Bu savcının göze girip kendisini kurtarmak için istenen her şeyi yapabileceği kuşkusunu doğurmaktadır" dedi.

KUŞKU AÇIKTIR

Adı geçen savcının Ağustos ayında aldığı dosyayı yeni görevlendirildiği basın savcılığına da taşıdığını söyleyen Kazan," Bu kuşkuyu tekrar doğrulamıştır. Aslında basın savcılığına gelirken o dosyayı orada bırakması gerekirken, onu da yanına alıp basın savcılığına getirmiştir,kuşku açıktır"dedi.

SAVCI HAKKINDAKİ İDDİALAR

Murat İnam ile ilgili iddianameye bakıldığındığında anlı şanlı FETÖ'cü savcı ve yargıçlarla birlikte Emniyet Genel Müdürlüğünün yazısına atfen açıkca örgüt üyeliğinin vurgulandığını söyleyen Kazan, " Hatta hangi kuryeyle ve hangi yargı imamıyla bağlantısı olduğunun altı çiziliyor. O kurye ile kaç kez görüştüğü belirtiliyor. Ayrıca ABD kaynaklı telefon numarasıyla bağlantı kurduğu anlaşılıyor. HSYK'yı acilen göreve çağırıyorum.FETÖ'cü savcı ve yargıçlar aslam meslekte tutulamaz. Lütfen itirafçı ve teslimiyetçileri yargıda korumayınız. Hepsini derhal meslekten uzaklaştırmak zorundasınız. Cumhuriyet gazetesi soruşturmasındaki bu inanılmaz örneğe derhal son verilmesini sağlamak zorundasınız"şeklinde konuştu.

SADECE PİŞMANLIKTAN FAYDALANABİLİR

Savcı Ferhat Sarıkaya örneğini olduğu gibi itirafçı FETÖ'cü savcıların korunduğunu savunan Turgut Kazan," Van 100. Yıl Üniversitesi soruşturmasında yaşanan bütün pisliklerin baş sorumlusu olduğu halde, ilk yargılanacak savcılardan biridir. Buna rağmen Ankara çatı iddianamesine sanık olarak konulmamış, tanık olmuştur. Pişmanlık hükümlerinden yararlanabilirler onu kabul ederim.Cezası indirilir. O kadar" diye konuştu.

HER 3 GAZETECİDEN 1'İ İŞSİZ

Bu arada Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, 15 Temmuz'dan sonra kapatılan yayın organı sayısının 170'e ulaştığını, sürekli basın kartı iptallerinin 777'i bulduğunu açıklayarak, " Tutuklu gazeteci sayısı 105. Bu her geçen gün artıyor. Şuanda gözaltında, çok sayıda gazeteci bulunmakta" dedi.

Türenç, 15 Temmuz'dan sonra işsiz gazeteci sayısının 2500'e ulaştığını, her 3 gazeteciden 1'inin işsiz olduğu bilgisini de paylaştı.

Görüntü Dökümü:

------------

- Türenç'in açıklaması

- Kazan'ın açıklaması

- Detaylar

03.11.2016 - 13.06 Haber Kodu : 161103070

=================================

2- ATAOL BEHRAMOĞLU: KAYYUM BURAYA GİRMEYE YELTENİRSE BİZ ONA GEÇİT VERMEYECEĞİZ



*Yazar Ataol Behramoğlu:



*"Eğer bu gazeteye bir kayyum atarlarsa ve o kayyum buraya girmeye yeltenirse biz ona geçit vermeyeceğiz. TOMA'larıyla panzerleriyle gelsinler, üstümüzden geçerek gireceklerdir. Teslim etmeyeceğiz Cumhuriyet gazetesini"



*Emre Kongar:

"Bu sınırlar içinde yaşayan bu halk, bu Cumhuriyeti kanıyla kurmuştur ve aynı şekilde koruyacaktır. Cumhuriyet gazetesi de onun bir parçasıdır. Cumhuriyet gazetesine ve Cumhuriyet ilkelerine sahip çıkıyoruz çünkü bu halk demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletine layıktır"



Haber-Kamera: Erhan TEKTEN İstanbul

Cumhuriyet gazetesinin yazarları, gazetenin Şişli'deki binası önünde, gazetenin yönetici ve yazarlarına yönelik soruşturma ile ilgili açıklama yaptı. Şair ve yazar Ataol Behramoğlu, Türkiye'de bugün bir diktatörlük yönetimi olduğunu belirterek, "Bakınız uygar bir ülkede 'Bu ülkede diktatörlük var' dese bir gazeteci, şöyle düşünülür: Demek ki daha genişletilmiş daha iyi bir demokrasi istiyor bu kişi. Türkiye'de bunu söylediğiniz zaman yarın başınıza ne geleceğini bilemezsiniz. Diktatörlük de işte budur. 'Türkiye'de diktatörlük var' dediğinizde şimdi benim dediğim gibi yarın başınıza ne geleceğini bilemiyorsanız, diktatörlük budur." ifadelerini kullandı.



"TESLİM ETMEYECEĞİZ CUMHURİYET GAZETESİNİ"

Türkiye Cumhuriyeti'nin 2023'te ölümünün ilan edilmeye hazırlanıldığını kaydeden Behramoğlu, "Bu süreçte Cumhuriyet gazetesinin yok edilmesi onlar açısından yaşamsal önem taşımaktadır. Bu nedenle Cumhuriyet savunucuları için de Cumhuriyet gazetesini savunmak yaşamsal önem taşımaktadır. Eğer bu gazeteye bir kayyum atarlarsa ve o kayyum buraya girmeye yeltenirse biz ona geçit vermeyeceğiz. TOMA'larıyla panzerleriyle gelsinler, üstümüzden geçerek gireceklerdir. Teslim etmeyeceğiz Cumhuriyet gazetesini" diye konuştu.



EMRE KONGAR DA AÇIKLAMA YAPTI

Yazar Prof. Dr. Emre Kongar da Cumhuriyet gazetesinin sadece isim olarak değil, ruh olarak da Türkiye Cumhuriyeti ile özdeş olduğunu, adının Mustafa Kemal Atatürk tarafından konulduğunu belirterek, "Şu anda Türkiye Cumhuriyeti de Cumhuriyet gazetesi de bir saldırı altındadır." Siyaset sosyololjisinde "Her halk layık olduğu yönetimle idare edilir, her halk layık olduğu iktidarla yönetilir" ilkesi bulunduğunu aktaran Kongar, "Ben, Türkiye Cumhuriyeti halkının demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletine layık olduğunu düşünüyorum. Bu sınırlar içinde yaşayan bu halk, bu Cumhuriyeti kanıyla kurmuştur ve aynı şekilde koruyacaktır. Cumhuriyet gazetesi de onun bir parçasıdır. Cumhuriyet gazetesine ve Cumhuriyet ilkelerine sahip çıkıyoruz çünkü bu halk demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletine layıktır." diye konuştu.



"TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN SONUNCU KALESİ"

Yazar Mine Kırıkkanat ise Cumhuriyet gazetesini, "Türkiye Cumhuriyeti'nin sonuncu kalesi" şeklinde tanımlayarak, "Cumhuriyet'in kapısını kırdırdık ama burcunu vermeyeceğiz. Buradan geriye gitmek yok, bundan sonra taviz yok, Cumhuriyet'i yedirmeyeceğiz, Cumhuriyet'i bitirtmeyeceğiz, Cumhuriyet'i ezdirtmeyeceğiz. Cumhuriyet, isimlerle değil kendi kurumsal varlığı ve Atatürk'ün yolundaki çizgisiyle her zaman Türkiye Cumhuriyeti'nin son kalan kurumu olarak artık ayakta kalmaya mecburdur." ifadelerini kullandı.



"CUMHURİYET'E YAPILAN SALDIRIDAN EMPERYALİZM MEMNUNDUR"

Erol Manisalı da Cumhuriyet gazetesine yönelik "saldırı" dan kimlerin memnun olduğunu görmek gerektiğine işaret ederek, "Cumhuriyet'e yapılan saldırıdan emperyalizm memnundur. Türkiye'yi karanlığa, demokrasi dışına götürmek isteyenler memnundur. Cumhuriyet'in ve Cumhuriyet gazetesinin tarafında mıyız, yoksa karanlıkların ve emperyalizmin yanında mıyız bu tercihi Türkiye'de herkesin yapması gerekiyor." diye konuştu.



ORHAN ERİNÇ'TEN HERKESE TEŞEKKÜR

Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç de destek için gelenlere, telefonla ve mesajla desteklerini iletenlere teşekkür ederek, şunları söyledi, "Biz Cumhuriyeti yayınlamak için elimizden gelen olanağı kullanarak Cumhuriyet'in yayını sürdürmeye çalışıyoruz. Gazetede 'Soruşturma 3 Günde çöktü' diye başlığımız var. Cumhuriyet soruşturmasını açan, gözaltı kararlarının yaşama geçmesini isteyen Cumhuriyet savcısı FETÖ üyesi olmaktan Yargıtay'da. Belirli derecedeki hakimler savcılar yargılanabiliyor, sanık olarak bulunuyor. Bu da FETÖ'cülerin FETÖ'cülere açtığı bir soruşturma olarak gözüküyor ki Cumhuriyet daha 1970'lerde Fetullah Gülen'le ilgili yazıları yayınlamaya, araştırmaları değerlendirmeleri yayımlamaya başlamıştır."



CUMHURİYET'E DESTEKLER

CHP Beşiktaş İlçe Örgütü ve Birleşik Metal İş Sendikası temsilcileri de Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarına yönelik başlatılan soruşturmaya tepki göstermek ve gazete yönetimine destek vermek gazeteye geldi.



Görüntü Dökümü:

-------------

-Açıklamalardan görüntü

-Destek vermeye gelenler

-Yazarlar ve çalışanlardan görüntü

-Genel ve detaylar

03.11.2016 - 14.06 Haber Kodu : 161103083

=========================

3- CUMHURİYET GAZETESİ'NE DESTEK ZİYARETLERİ

Haber-Kamera: Erhan TEKTEN İstanbul

CHP Genel Başkan yardımcısı Veli Ağbaba, CHP Parti Meclisi Üyesi Kadir Gökmen Öğüt ve İstanbul il başkan yardımcıları ile Cumhuriyet gazetesi yönetimine dayanışma ziyaretinde bulundu.

Ziyaretin ardından bir açıklama yapan Ağbaba, " 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı herhalde yapacağı ilk işlerden birisi, laikliği, demokrasiyi, Cumhuriyet'i savunan Cumhuriyet gazetesini kapatmak, onun yazarlarını içeri atmak olacaktı. Çünkü şimdiye kadar AKP ile FETÖ kol kola aynı mevzide koşarken, Cumhuriyet gazetesi hem FETÖ'ye karşı mücadele ediyordu hem de laikliği, demokrasiyi, insan haklarını, hukuku, Cumhuriyet'i savunuyordu. FETÖ'cülerin silahla yapamadığını AKP, Kanun Hükmünde Kararnameler ile yapmaya çalışıyor. Bunun adına hukuk demek mümkün değil, hukukun askıya alındığı bir dönemdeyiz. Bugün FETÖ'nün yapamadığını AKP yapmaya çalışıyor. Şimdiye kadar FETÖ ile mücadele eden, laikliği, Cumhuriyet'i savunan bir gazete kapatılmak, yazarları içeri atılmak isteniyor. Yapılan şey sadece Cumhuriyet gazetesinin 12-14 yazarını gözaltına almak değil, aslında yapılmak istenen Cumhuriyet gazetesinin kuruluş değerleri, Cumhuriyet gazetesinin savunduğu değerlere operasyon yapılıyor, yani laikliğe, Cumhuriyet'e, demokrasiye operasyon yapılıyor. Bu böyle gitmez. Görüyoruz ki Türkiye'nin her yanında hem Cumhuriyet gazetesiyle hem de Cumhuriyet gazetesinin kuruluş değerleriyle bir dayanışma var. Bu dayanışma giderek büyüyecek, artık Meclis'in, hukukun askıya alındığı bir dönemde AKP ile sokakta mücadele devam edecek" dedi.

78'LİLER GİRİŞİMİNDEN DESTEK

Öte yandan destek ziyaretlerinde bulunan 78'liler girişimi ise pankart açarak sloganlar attı.

Girişim adına konuşma yapan başkan Celalettin Can, "Fetullah Gülen'in ne yapmaya çalıştığını daha en baştan anlatmaya çalıştı Cumhuriyet. Cumhuriyet Türkiye'deki sosyalistlerin, demokratların, liberallerin yani tüm kesimlerin sesi oldu. Cumhuriyet gazetesinin sesini niye kesmek istiyorlar. Cumhuriyet gazetesinin üzerine niye geliyorlar. Öncelikle şunu da söyleyeyim. Cumhuriyet gazetesi hakkında soruşturma açan savcının Fetullah Gülen hareketinden dolayı tutuklama sürecine girdiği hakkında soruşturma açıldığını bugün öğrenmiş bulunuyoruz. Söylendiği gibi bu dava aslında baştan çökmüş oldu. Cumhuriyet gazetesinin niye üstüne gelindi. Adeta son mohikanları andırırcasına son kalemizdi. Ondan önce başka gazetelerimiz de vardı. Cumhuriyet gazetesi onlarla da dayanışma içerisine girmişti. Kala kala Cumhuriyet gazetesi kalmıştı. Bugün de Cumhuriyet gazetesine yöneldiler" dedi.



Görüntü Dökümü:

---------------

-Ağbaba'nın açıklaması

-Desteğe gelen gazete okurları

-Can'ın açıklaması

-Pankarttan görüntü

-Sloganlar

-Genel ve detaylar

========================

4- BEYAZIT'TA "KHK" VE "İHRAÇ" PROTESTOSU

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Güven USTA / İstanbul

İstanbul Üniversitesi'nin Beyazıt'taki ana kapısı önünde yapılan eylemle rektörlük seçimini düzenleyen Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ve akademisyenlerin ihraç edilmesi protesto edildi.

İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerini, kampüsten çıkarak sloganlarla Beyazıt Meydanı'na gelirken Eğitim-Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi, İstanbul Üniversitesi Demokratik Üniversite Girişimi, Ses Aksaray Şubesi, Eğitim Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi ve İstanbul Tabip Odası üyeleri de destek için burada toplandı.

Eyleme, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağababa, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, TBB Merkez Konsey Üyesi Prof. Dr. Taner Gören de katıldı.

Grup adına basın açıklamasını Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere yaptı.

Yeşildere'nin açıklamasına başladığı sırada ezan okunmaya başladı. Bunun üzerine basın açıklamasının duyulmayacağı belirtilerek ezan bitimine kadar ara verildi. Ardından Yeşildere basın açıklamasını başladı. Açıklamada, "Bütün bağımsız kurumlar ele geçirilmeye çalışılmaktadır. Bu durumun son ispatı kötü bir ironi ile 29 Ekim günü yayınlanan 675 ve 676 sayılı kanun hükmünde kararnamelerdir. OHAL bahanesiyle ve kanun hükmünde kararnameler ile 10 binden fazla kamu görevlisi ihraç edilmiştir. Üniversitelere Cumhurbaşkanının keyfi rektör atamasının önü açılmıştır. Şiddetle tekrar bunu kınıyoruz, şiddete karşı olduğumuz halde. Üniversiteler akademisyenlerindir, çalışanlarındır, öğrencilerindir. Onların karar verme süreci içinde rektörler seçilmelidirler" denildi.

Görüntü Dökümü:

--------------------

- Grubun görüntüsü

- İçeriden gelen grup

- Grubun slogan atması

- Basın açıklamasının okunması

- Ezan arası verilmesi

- Genel ve detay görüntüler

==============================

5- NAPOLİ TARAFTARLARININ ÇIKARDIĞI OLAYLAR KAMERADA

* Beşiktaş-Napoli maçını izlemek için İstanbul'a gelen bir grup Napoli taraftarının çıkardığı olaylar güvenlik kamerası tarafından görüntülendi.

* Kamera görüntülerini izleyen polis 4 kişiyi gözaltına aldı. Şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Haber-Kamera: Sinan BİLGİLİ-İSTANBUL

Şampiyonlar Ligi'nde Salı günü oynanan Beşiktaş-Napoli maçını izlemek için İstanbul'a gelen bir grup taraftar Ataköy Metro İstasyonu'ndan ücretsiz geçiş yapmak istedi. Yaklaşık 20 taraftar, güvenlik görevlisinin izin vermemesi üzerine turnikelerden atlamaya başladı. Bunun üzerine istasyonda bulunan diğer güvenlik görevlileri gruba müdahale etti. Başına şişeyle vurulan bir güvenlik görevlisi yaralandı. Olay yerine gelen polis ekipleri bir taraftarı yakalayarak gözaltına aldı. Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, taraftarın verdiği bilgiler doğrultusunda 3 kişi daha gözaltına alındı.

OLAYLAR KAMERADA

Taraftarların çıkardığı olaylar istasyonun güvenlik kamerası tarafından da görüntülendi. Görüntülerde turniklerden atlamaya çalışan taraftarlar bazı turnikeleri kırıyor. Bu sırada güvenlik görevileri gruba müdahale etmeye çalışıyor. Diğer taraftarlar da turnikelere yönelince küçük çaplı izdiham oluyor. Bazı taraftarlar yere düşüyor. Turnikelerden atlayan taraftarlara çevrede bulunan vatandaşlar da müdahale ediyor.

Emniyette sorgusu tamamalanan 4 Napoli taraftarı Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi.

Görüntü Dökümü:

------------------

-GÜVENLİK KAMERASI

-Napoli taraftarları

-Turnikelerden atlaması

-Çıkan olaylar

-Turnikelerin kırılması

-Küçük çaplı izdiham

-Yere düşen taraftarlar

-Vatandaşların müdahalesi

AKTÜEL GÖRÜNTÜLER

-Taraftarların adliyeye sevk edilmesi

-Detaylar

03.11.2016 - 13.30 Haber Kodu : 161103072

=================================

6- DİYARBAKIR UÇAĞINA BOMBA İHBARI "UÇAĞA YETİŞEMEYEN YOLCU" NUN İŞİ ÇIKTI

* Lahmacun fırını çalışanı uçağı kaçırmamak için asılsız ihbar yapmış. Polis kimliğini kısa sürüde belirlediği sahte ihbarcıyı gözaltına aldı.

* THY'nin "Zarara uğradığı için" dava açacağı öğrenildi

Murat ÇAKIR İstanbul

Türk Hava Yolları'nın İstanbul - Diyarbakır seferini yapacak uçağı kaçıracağını anlayan bir yolcu, uçağın kalkışına engel olmak için sahte bomba ihbarı yaptı. Diyarbakır'da lahmacun fırınında çalışan M.S.G isimli sahte ihbarcının kimliği kısa süre belirlendi ve gözaltına alındı.

UÇAĞIN KALKIŞINA KISA SÜRE KALA..

Türk Hava Yolları uçağına kalkışı öncesi bomba ihbarı yapıldı. İhbar üzerine polis uçağı güvenli bir alana çekerek arama yaptı. Saat 10.15'te kalkması planlanan TK 2602 sefer sayılı uçağın yolcuları da Atatürk Havalimanı İç Hatlar Terminali'nde özel bir bölüme alındı ve burada arama yapıldı.

SAHTE İHBAR GEÇ KALAN YOLCUNUN İŞİ

Polis yaptığı araştırmada da ihbarı yapan kişinin uçağa geç kalan bir yolcu olduğunu tespit etti. Diyarbakır'da lahmacun fırınında çalışan M.S.G adlı sahte ihbarcı gözaltına alındı. Onun anlattıkları ve polisin bulgularına göre olay şöyle gelişti;

UÇAĞI KAÇIRACAĞINI ANLAYINCA 155'İ ARADI

M.S.G, Atatürk Havalimanı'na gelmek için metroya bindi fakat yetişemeyeceğini anlayınca 155'i aradı ve " Metroda yanımda bulunan 3 Arap asıllı kişinin İstanbul'dan Diyarbakır'a gidecek uçağa bomba koyduklarını konuşurken duydum " dedi.

İHBAR, POLİSİ ALARMA GEÇİRDİ. UÇAK BOŞALTILDI

İhbar üzerine polis içinde 84 yolcusuyla kalkış için bekleyen uçağı durdurdu. Yolcular indirildi uçak da arama yapılmak üzere emniyetli bir bölgeye çekildi.

ARAMALARDA ÖNEMLİ BİR BULGUYA RASTLANMADI. SAHTE İHBARCININ KİMLİĞİ BELİRLENDİ. GÖZALTINA ALINDI

Yolcular ve uçakta yapılan aramada olumsuz bir duruma rastlanmadı. Polis bu esnada ihbarı yapan M.S.G'ye ulaştı. M.S.G'nin ihbarında bahsettiği 3 Arap asıllı kişinin metroda bulunmadığının kameralarla tespit edilmesi üzerine gözaltı işlemi uygulandı.

M.S.G İç Hatlar Terminali Kısım Amirliği'nde ilk ifadesi alındıktan sonra Atatürk Havalimanı Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. M.S.G şubeye girişinde yüzünü montunun kapüşonuyla kapattı.

THY ZARARA UĞRADIĞI GEREKÇESİYLE DAVA AÇACAK

Yolcular aramanın ardından başka bir uçakla Diyarbakır'a uçtu. Türk Hava Yolları'nın şirketi zarara uğratan M.S.G'ye dava açacağı öğrenildi.



Görüntü Dökümü:

---------

-Havalimanı şube müdürlüğünden görüntü

-İç hatlarda bulunan THY uçaklarından görüntü ve detaylar

-Polis aracının gelişi ve M.S.G'nin araçtan çıkarılarak şubeye götürülmesi

dhafeed

====================

7- HDP'Lİ MİLLETVEKİLİ'NİN PASAPORTUNA EL KONULDU

Haber: Faik KAPTAN-Murat ÇAKIR/İSTANBUL,()

HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü, Belçika'nın başkenti Brüksel'e gitmek üzere geldiği Atatürk Havalimanı'nda hakkında verilen yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle pasaportuna el konuldu ve çıkışına izin verilmedi.

Ferhat Encü, Belçika'nın Başkenti Brüksel'e gitmek için saat 11.00'de Atatürk Havalimanı'na geldi. Pasaport kontrolü sırasında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu tespit edilen Encü'nün pasaportuna el koyulduğu görevliler tarafından kendisine bildirildi. Yurt dışına çıkışına izin verilmeyen Encü, havalimanından ayrıldı.

Encü, yaptığı yazılı açıklamada, bir programa katılmak üzere Brüksel'e gitmek için geldiği havalimanında, Şırnak Sulh Ceza Mahkemesinin aldığı yurt dışına çıkış yasağı sebebiyle pasaportuna el koyulduğunu ve uçuşuna engel olunduğunu bildirdi.

==============================

8- AKŞENER'E "KASET İDDİASIYLA HAKARET" DAVASINDA KARAR

* Eski MHP İstanbul Milletvekili Meral Akşener'e "kaset iddiasıyla hakaret" ettikleri iddiasıyla yargılanan Latif Erdoğan ve Cemil Barlas'ın beraatine karar verildi.

Haber: Özden ATİK / İstanbul,

Eski MHP İstanbul Milletvekili Meral Akşener'e "kaset iddiasıyla hakaret" davası karara bağlandı. Mahkeme, bu iddiayı bir televizyon programında ortaya attıkları iddia edilen sanıklar Latif Erdoğan ve Cemil Barlas'ın suç işleme kastı yeterince tespit edilemediği gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine karar verdi.

İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 3'üncü celsesi görülen duruşmaya, "Kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret" suçundan 2 yıl 4'er aya kadar hapisleri istenen tutuksuz sanıklar Latif Erdoğan ve Cemil Barlas katılmadılar. Şikayetçi Meral Akşener'in de katılmadığı duruşmada tarafları, avukatları temsil etti.

"EN ÜST SINIRDAN CEZALANDIRILSINLAR"

Meral Akşener'in avukatları, "Sanık Cemil Barlas'ın müvekkilimizin kaseti olduğu, cemaatin eseri olduğu yolundaki tweet'leri ve Latif Erdoğan'ın TV programında beyanları vardır. Bununla ilgili de soruşturma evrakı vardır. Sonuç olarak sanıkların iyi niyetli olmadıkları kanaatindeyiz. Bu nedenle yasa maddesinin en üst sınırından cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi.

"BERAATLERİNİ İSTEDİ"

Sanıkların avukatı ise Cemil Barlas'ın şikayetçiye ait kaset olup olmadığı yönünde beyanda bulunmadığını, Latif Erdoğan'ın ise Meral Akşener'e ait bir kasedin olduğunu ancak kasedi izlemediğini, içeriğini bilmediğini söylediğini belirterek beraatlerini talep etti. Hakim, sanıkların suç işleme kastı yeterince tespit edilemediği gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine karar verdi.

Latif Erdoğan ve Cemil Barlas hakkında, "Kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret" suçundan 1 yıl 2'şer aydan 2 yıl 4'er aya kadar hapis cezası isteniyordu.

============================

9- PERUĞUN ALTINDA 500 GRAM KOKAİN



* İstanbul Uyuşturucuyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Atatürk Havalimanı'nda yabancı uyruklu bir kadının peruğunun altına gizlenmiş 500 gram kokain ele geçirdi. Uyuşturucu maddeleri yurda sokan kadın çıkartıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.



Haber: Çağatay KENARLI, İstanbul

İstanbul Uyuşturucuyla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne bağlı polis ekipleri yurtdışından uyuşturucu madde kaçakçılığı yapılacağı yönünde bir ihbar aldı. Ekipler ihbar üzerine durumu Atatürk Havalimanı'nda görev yapan Uyuşturucuyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine bildirdi. Çalışma başlatan polis ekipleri, Ekvador'dan gelen yabancı uyruklu Jeny M.'nin davranışlarından şüphelenerek takibe aldı. Havalimanından çıkacağı sırada şüpheli Jeny M.'yi durduran polis ekipleri kimlik kontrolü ve üst araması yaptı. Yapılan aramada polis ekipleri kadının peruğunun altına gizlenmiş iki paket halinde yaklaşık 500 gram kokain buldu. Bunun üzerine şüpheli kadın gözaltına alındı.



UYUŞTURUCUYU GETİREN KADIN TUTUKLANDI

Gözaltına alınan Jeny M. sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sorgulanmak üzere Vatan Caddesi'nde bulunan Uyuşturucuyla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirildi. Jeny M. emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkartıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.



100 BİN DOLARLIK KOKAİN

Polis ekiplerinin yaptığı incelemede peruğun altında bulunan kokaini ele geçirmesi polis kameraları tarafından görüntülendi. Ekipler, ele geçirilen kokainin piyasa değerinin yaklaşık 100 bin dolar olduğunu öne sürdü.

Görüntü Dökümü

-----------------

(Polis Kamerası)

-Perugun altından çıkan kokainler

-Genel ve detaylar

03.11.2016 - 14.08 Haber Kodu : 161103084

==========================

10- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ŞİKAYETTEN VAZGEÇTİ, TAZMİNAT DAVASI REDDEDİLDİ

Haber: Serpil KIRKESER / İstanbul

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı bir televizyon programında kendisine hakaret ettiğini öne sürdüğü Yönetmen Mustafa Altıoklar aleyhine açtığı 100 bin TL'lik tazminat davasından vazgeçti.

Mahkeme de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davadan feragat etmesi (vazgeçmesi) nedeniyle tazminat davasının reddine karar verdi.



MAHKEMEYE FERAGAT DİLEKÇE SUNULDU

Bakırköy Adalet Sarayı'nda bulunan 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada hakim, davacının mahkemeye feragat dilekçesi sunduğunu söyledi. Mahkeme, feragat nedeniyle davanın reddine karar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan avukatları aracılığıyla, katıldığı bir televizyon programında sarf ettiği sözlerden dolayı Mustafa Altıoklar'a 100 bin liralık manevi tazminat davası açmıştı.

FERAGAT DİLEKÇESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Ahmet Özel mahkemeye sunduğu dilekçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 29 Temmuz 2016 tarihinde yaptığı açıklamada kendisine hakaret yapanları bir kereliğine affettiğini söylediği anımsatıldı. Dilekçenin sonunda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın, milletimizin asgari müştereklerde buluşması , birlik ve beraberliğimizin tahkim edilmesi, siyasi hayatımızın da asgari nezaketin kalıcı olarak tesis edilmesi ümidi ve iradesiyle işbu davadan feragat etmektedir" denildi.

========================================

 

 

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol