""

Galip Öztürk: 15 Temmuz oldu, örgütün gerçek yüzü ortaya çıktı
Oktay ENSARİ-Olcay DÜZGÜN/KAYSERİ, () - METRO Şirketler Grubu sahibi Galip Öztürk, FETÖ'cü hakim ve savcılar tarafından kendisine kumpas kurulduğunu belirterek, ''Allah’a hamd ediyorum ki 15 Temmuz oldu ve hain örgütün gerçek yüzü ortaya çıktı. Türkiye prangalarından kurtuldu. Yeni bir dönemin adım atma fırsatı oldu'' dedi
İstanbul'dan Niğde'ye gelerek burada demokrasi şehidi Ömer Halisdemir'in mezarını ziyaret ettikten sonra Kayseri'de konaklayan ve burada şirketiyle ilgili düzenlenen toplantıya katılan Metro Şirketler Grubu sahibi Galip Öztürk, FETÖ örgütünün kendisine kurduğunu belirttiği kumpası anlattı. Öztürk, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu tarafından kendisine davet gelmesi halinde bildiklerini paylaşacağını söyledi. Öztürk, “FETÖ olayı benim 2007 yılında yaşamaya başladığım bir süreç. Tabi bu süreç içerisinde 25 Şubat’ta düzmece delillerle operasyon yapıldı. Muammer Akkaş’ın iddianamesiyle 14 ay cezaevinde yattıktan sonra dışarı çıktım. Bunların bu kadar güçlü olduğunu o zaman hiçbirimiz bilmiyorduk. Sonuçta bir gücün ne yapabileceğini 15 Temmuz’a kadar tam olarak görememiştik. Cezaevinden çıktığım dönemde davalarım vardı ve bunlar bana kumpas kurdular. Şirketimize zarar verip ceza yazdılar. Ben bunların verebilecekleri zararları o dönem görebildim. Ancak, bana verilen cezaları mahkemede hemen onayarak yaklaşık 2 yıl Gürcistan’da yaşamama neden oldular. O süreçte Gürcistan’da da Türkiye’yi temsil etmeye çalıştım. Orada Türkiye’nin kredisinin artması yönünde çalışmalar yaptım. Türk milli eğitimine 24 derslikli bir kolej yaptım. Şu anda 170 çocuğumuz orada okuyor” ifadesini kullandı.
15 TEMMUZ OLMASIYDI HAİN ÖRGÜTÜN YÜZÜ ORTAYA ÇIKMAZDI
15 Temmuz darbe girişimine değinen Öztürk, “15 Temmuz olmasaydı ne olurdu? Ben Allah’a hamd ediyorum ki 15 Temmuz oldu ve hain örgütün gerçek yüzü ortaya çıktı. Türkiye prangalarından kurtuldu. Yeni bir dönemin adım atma fırsatı oldu. Bundan sonra artık biz mahkeme kararıyla haklılığımız ortaya çıktı. Fethullahçı terör örgütünün kumpası nedeniyle bu cezaları aldığım ortaya çıktı ve ülkeme geri geldim. O nedenle kahramanımız Niğdeli Ömer Halisdemir’in kabrini ziyaret ettim. Ömer Halisdemir benim özgürlüğüme sembol olmuş bir kardeşimizdir. Kendisine bir vefa ziyareti yaptım” diye konuştu.
FETÖ'NÜN DAHA ÖNCE YANINDA BULUNANLAR ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR YAPIYOR
FETÖ ile ilgili televizyon ekranlarına çıkanların hiçbir şey anlatmadığını belirten Öztürk,  Fethullah Gülen’le ilgili televizyon kanallarına çıkıp geçmişte yanından ayrılmış ya da “Ben itirafçıyım” deyip çok çelişkili konuşup hiçbir şey söylemediklerine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
'' Benim Fethullah Gülen cemaati ile ilgili hiçbir bağlantım olmadığı ve onların ülkemiz için tehlikeli boyutlarını görebildiğim için gerçekten konuşabiliyorum. Bu örgütle ilgili o kadar çok şey konuşuyorlar ki ama hiçbir şey söylemiyorlar. Sadece konuşuyorlar. Örnek olarak söyleyecek olursak Hüseyin Gülerce, 2012 yılının Ocak ayında ben yanına gidip kendisiyle görüştüğümde bana (Seninle uğraşan bizim polisler değilmiş) dedi. Bugün bakıyorum çok fazlasını söylemiyor. O kadar çok milletin yanında, hükümetin yanında ve milli iradenin yanında gözüküyormuş gibi görünüyor ama ben kendisinin daha fazla devlete yardımcı olması gereken kişilerin başında olduğunu düşünüyorum. Burada sizin aracılığınızla çağrı yapmış olayım. Tabii ki bu örgüt boş durmayacak. Bu kendi başına bir örgüt değil. Bu örgütün bir üst aklı var. Yani IŞİD, PKK ve paralel yapı birbirinden farklı örgüt değiller. Cumhuriyet tarihinden bugüne kadar bizim özgür irademizle hareket etmemizi engelleyen yapılar tabii ki denemelerine devam edecekler. Türkiye’de artık silahlı bir denemenin mümkün olmadığını düşünüyorum. Bize şu anda turizm, ekonomi ve kredi derecelendirme kuruluşlarının puan düşürmesi gibi hamleler yapacaklar. Biz millet olarak bağımsız bir Cumhuriyet kurduğumuzu düşünüyorum” diye konuştu.
KUMPASLAR 'METRO' DOSYASIYLA MİLLETİN ÖNÜNE GELECEK
Türkiye Büyük Millet Meclisi Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun kendisini davet edip etmediği ile ilgili soruyu yanıtlayan Öztürk, “Bana böyle bir duyum geldi. Beni çağırmayı düşünüyorlarmış. Türkiye Büyük Millet Meclisi Darbeleri Araştırma Komisyonu demek milletin iradesi demektir. O açıdan çağrılırsak bildğimiz her şeyi devletimizle paylaşırız” dedi. Galip Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
“Fethullah Gülen’le alakalı yaşadığım tüm olumsuzlukları, onların yaptığı tüm kumpasları delilleri ile birlikte savcılık ile paylaştım. Önümüzdeki günlerde bunlar Metro kumpası olarak Türk milletinin önüne gelecek. Burada ticaretim önemli değil. Önemli olan memleketin halidir. Mesele devletse gerisi benim için teferruat. Ben, kaybettiğim maddiyatlara değil, kazandığım maneviyatlara bakıyorum. Onun için milli işadamlarımıza buradan çağrıda bulunmak istiyorum. Daha çok yatırım, daha çok çalışmak ve her şeye rağmen ülkemize daha çok güvenmemiz gerekiyor.”

FOTOĞRAFLI

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol