Merhamet sözcüğünü en çok yakıştırdığım millet benim ülkem oldu her zaman. Birlik olup kenetlenince içimizde ki hissettiğimiz sevinci de, acıyı da paylaştığımız güzel ülkem. Nasıl da çığ oluyoruz sınırlar çizmeden tel örgülere inat. 


Rahat bıraksalar birde, bizi bize bıraksalar ah. Fitne tohumu serpen Ali Cengizlere inat, yeşermesini istemeyen suya, güneşini engelleyen buluta inat. İnanç, umut ve sabırla aydınlık yarınlar büyütüyorum hayallerimde. Eğer küçük bir çocuksanız, hayatınızda önemli şeyler vurgu yapmadığı sürece çokta bir şey hatırlamazsınız. 


Ne anlama bile geldiğini bilmediğim merhameti yaşayarak öğrendiğim o yıllardı. Peki merhamet etmek neydi ki? Büyük çocukların eğlence için kafeste yakaladıkları kuşların kapaklarını açıp uçurmuştum dayak yiyeceğimi bile bile. Yedim de. Acısa da ağlamamıştım. Olaydan bir şekilde haberi olmuş ki göz göze geldik babamla. Kızacaktı başkalarının işine karıştığım için ‘’Sen doğru olanı yaptın merhamet ettin.’’ dediğinde acımı korkumun içine katarak sevinçten ağlamıştım. Ben nasıl görmezden gelir, nasıl da sessiz kalırdım kafesteki kuşların çığlıklarına. 


Yüreğimde ki sızıyı ertesi gün geçecek acıya nasıl anlatırdım oysa. Merhamet etmek bu muydu yoksa. Şimdi aynı sızıyı duyuyorum yüreğimde. Belki kafesteki kuşlara özgürlük için bir ses olur, sesler çığlıklara dönüşür düşüncesiyle. 


Bugün Türkiye’de dahil olmak üzere Türkmenistan, Afganistan, Filistin , Irak ve Arakan’da bağıra bağıra dramlar yaşanıyor yıllardır. Merhameti sözlüklerinden ve yüreklerinden söküp atmış caniler zevkle insan eti çiğniyor. 


Dört kitabın üzerine kanlı çizmeleriyle basarak da şeytanı utandırıyorlar adeta. İnanın Ortadoğu ve diğer ülkelerde yaşanan vahşet Arakan’da yaşananın yanında pilavda ki taş misali. Dehşet verici. En basiti sırf kan kaybından ölsün diye tecavüz edilip bırakılan çocuklar var. Gerisini söylemeye ne dilim varıyor, ne kalemim oynuyor.  


Şekillendirmeye çalıştığınız haritanız yerin dibine girsin. Batsın sizin olan bu dünyanız. Çünkü onların petrol diye bir tanrıları var. Ortadoğu’nun uzantısı olan bütün yollarda ne varsa yıkıp geçiyorlar bunun için. Myanmar da gaz ve petrol rezervlerinin geçişini sağlamak için masa başında Müslüman kanı alıp satıyorlar. 
Amerikan, İngiliz ve Fransız şirketleri (BP, Shell, Total, Chevron) Çin’e taşınan enerji kaynaklarının başını çeken caniler. Yani hem kazanan batı hem Çin olunca kimsenin gıkı çıkmıyor Arakan’da olanlara. Nerede AP, İnsan Hakları, BM diyorsunuz ya kör ve sağır onlar şimdi. İt iti ısırmıyor anlayacağınız. Topraktan pay verme bahanesiyle kendi ürettikleri örgütlerine de önlerine’’JEO’’ süsü verdikleri palavralarla, İslam coğrafyasını karıştırtmak için beyin zehirliyorlar. 


ABD, Rusya, Çin enerji yarışında. Budistler ise toprak. Aynı Ortadoğu’daki DEAŞ, YPG, PYD gibi ellerini yakmamak için kullandıkları maşalar. Satrançtaki piyonlar. Dünya medyası da ortalık maymunu keza. Sözünü tutmayan çocuklarına ikide bir ayar çekiyor. İsrail’e söz geçirmek için Filistin’den, Rusya’nın kulağını çekmek için Suriye’den görüntü geçiyorlar. Peki bunların medya patronları kim bilir misiniz? Hani şu kılına kılçığına özendiğiniz Araplar varya. Ta kendileri. Arakan’a büyük yatırımlar yapıp Budistleri silahlandıran da onlar. Arap merkezli kanallar ise bölgeden batılıların istediği şekilde haber yapıp gönderiyorlar. İslam ülkeleri birleşsin diye sizde burada dua ediyorsunuz ya.  İstemez üstü kalsın. Allah belamızı verecek bu Arap seviciliğimizden zaten. 


Dua edeceksek, birleşecek güç Voltran arıyorsak işte Türk, işte İslam. Ötesi berisi yok. ‘’TURAN.’’ Bunun için dua edelim. 


Özür dilerim ama yıllardır bir yerlerimizi boşuna yırtmıyoruz biz. Yağmur yağsa da bizim ev ıslanmaz cahil zihniyeti yaşatma bize Allah’ım. Elinize vermişler içeride bir oyuncak yok adalet, yok barış diye biz gelene kadar bunlarla oyalanın diyorlar. 


Ne içti iseniz ayılın lütfen. Adama şapkasını ters giydiriyorlar bunlar. Demem o ki biz halen kıble derdindeyiz kafesteki kuşlara inat. Okşamaya kıyamadığınız yavrularınız, nazında oynadığınız eşleriniz, belli mezarlara gömeceğimiz ana babalarımız var. Bayrağında gölgelendiğimiz, toprağına seccade sereceğimiz bir vatanımız var. Peki bunun ötesi var mı? Ötesi yok. 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol