""

BAHÇELİ: BENİM HALA ODAMDA 17-25 LEVHASI DURUYOR
Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli, kendisini izleyen gazetecilere önceki akşam yemek verdi. Yemekte FETÖ operasyonundan darbe gecesi yaşadıklarına kadar pek çok konuda değerlendirmede bulunan Bahçeli, özetle şunları kaydetti:

PARTİ BİNASINA TAŞ DÜŞMEMİŞ
"(Darbe gecesi) Uçaklar alçak uçuş yaptığı saatte eve varmak üzereydim. Aracımdan inmeden geri döndüm. Genel merkezde ilk değerlendirmemiz 'kalkışma' şeklinde oldu. Bu kalkışma, su gibidir, renksiz, kokusuz. O zaman ne yapacaksınız. O zaman ilkelere göre hareket edeceksiniz. Bu da demokrasidir. 'Başbakanı arayın' dedim. Ulaşamadılar. 'Bu bir kalkışmadır, hükümetin yanındayız' mesajımı ilettim. İnsanların sokakta olduğu bir saatte ateş açılması bir 'cinnet' haline işaret ediyordu. Böyle bir saatte darbe ile alaşağı etmek istiyorsanız bunların mekanları belli, parti binaları belli. Hiçbir parti binasına taş düşmemiş. Bunların iyi araştırılması lazım.

50 GEZİYİ GÖREBİLİRSİNİZ
(İkinci darbe ihtimali) Yurtta Sulh Konseyi'nin kimlerden oluştuğunun ve darbe başarılı olsaydı yönetime kimlerin getirileceğinin açığa kavuşması gerekir. FETÖ, mağduriyetlerden dolayı başlayacak toplumsal hareketi de yönlendirebilir. 50 tane Gezi'yi birden görebilirsiniz. Toplumsal hareket toplumsal çatışmaya gider. O zaman darbede başarısız olanlara ikinci darbe ortamı ortaya çıkar.

DOSTLUKLARI ERİTİYOR BİTİRMİYOR
(O gece hükümetten arayan) Eski partilimiz, dava arkadaşımız Tuğrul aradı beni. Düşüncemizi almak istiyor. Soruyor kendisi de eski bir arkadaşımızdır. Beraberce aynı partide bulunmanın ötesinde bir dava insanı olarak, 'Siz ne yapıyorsunuz' diyerek bizi merak etmiştir. Biz kendisini merak ettiğimiz gibi o da bizi merak etmiştir. Farklı siyasi alanlarda olmak, dostlukları eritiyor ama bitirmiyor.
(Yenikapı ruhu) Türkiyenin önceliği artık beka sorunu olmuştur. Beka sorununu çözebilmek için milli birlik ruhu gereklidir. Bunun adı ister Yenikapı olsun, ister ne olursa olsun. Bunu AKP'nin bilmem nesi olarak göstermek de doğru değildir. Biz AKP ile olan bu gibi konularda çatışmaya girdik. Kime ne faydası olacak? Burada MHP'yi haksız yere kimse bilmem neyin stepnesi arka tekeri falan zannetmesin. Eğer bu yolu tercih edenler varsa, o zaman darbe teşebbüsünün sonuç almasından aşırı derece üzüntü duyup, tekrar onun tazelenmesini isteyen bir zihniyet vardır. Onun da FETÖ'den farkı yoktur.

SARAYIN ÇOK MU MERAKLISIYIM
(Programların Saray'da olması) Bize mesela iki davetiye geldi. Biri Rixos Oteli'nde yapacağız dediler. Biri Sarayda. Yargının açılışında bulunmak mı önemlidir, onun yapılacağı yer mi? Bunu Sarayın bilmem nesinden dolayı farklılığa düşürmek Türkiye'yi sıkıntıya koyuyor. Benden evvel kim Saraya gitmişse o gün orada yoktu. Ben neden oradaydım, Sarayın çok mu meraklısıydım. Bu gibi durumları bazı ortamlarda iyi düşünmek lazım. Acaba başkanlık sistemine doğru bir kıvrılmanın ön antremanları mı yapılıyor? O tartışılır. Kabul edilir veya edilmez. Ama tartışılır. Ayrı bir şeydir.

ODAMDA HALEN 17-25 DURUYOR
(Başkanlık provası mı yapılıyor) Biz şimdi her şeyi bıraktık da cumhurbaşkanının her şeyini destekler konuma mı geldiğimizi zannediyorsunuz. Benim hala odamda 17-25 levhası duruyor. O konularla ilgili de bazı düşüncelerimizi toplumla paylaşabiliriz. Olabilir. Türkiyede biz parlamenter sistemi savunuyoruz. Bunun varlığına saygı duyuyorsanız, başkanlık sistemini savunan insanlara da saygı duyacaksınız.

O GELDİ Mİ BEN KALKARIM
(Liderler zirvesi) Liderler toplantısında efendim filan parti de olması lazım deniliyor. Eğer o partiyse hep beraber diyelim ki gelsin. Ama o parti olmaktan çıkmış, PKK ile iç içe girmişse Türkiyenin bekasına sorun olan bir zihniyetle ben neyi oturacağım. O geldi mi ben kalkarım.

YARIM SAATİN İÇERİSİNDE ATARIM
(MHP'de FETÖ) Bizim teşkilat olarak FETÖ ile ilişkisi vardır diye gönderdiğimiz kimse yok. Yalnız Adalet Bakanının bir açıklaması vardı. Herkes temizlesin diyordu. Sayın Adalet Bakanı içimizdeki FETÖ'cülerle ilgili bir topluiğne ucu kadar sahip olduğu delil varsa bana göndersin, yarım saatin içerisinde partiden atayım. Bizim için geçerli olan onlar için de geçerli. Kendilerini görüyorlar da yöntem arıyorlar.
(MHP'de bylok'cu vekil) Bize bildirsinler. Kimisi 52 bin, kimisi 200 bin diyor. Ne ise bildirin. Bizim hesabımıza ne düşüyorsa onu da gönderin. Mesela F serisi bir dolar olan bir belediye başkanımız çıktı tutukladılar. Buna benzer birşey varsa bize bildirin. Ama bylock'cu kimdir, ne iş yapar bunları öğrenmek istiyoruz. Kendi kendimizi aramaya gayret gösteriyoruz.

BAZILARI DA PUSUYA YATIYOR
(Erken seçim) Diyelim ki çok sayıda FETÖ'cü milletvekili, Bakan veya parti yöneticisi var. Bunları FETÖ davası kapsamına alıp ayıkladığınız vakit, siyasi iktidarın 276'nın altına düşmesi hali başka türlü sıkıntılar yaratır. Böyle bir durum karşısında partiyi tamamen FETÖ'cülükle suçlayıp millet huzuruna çıkmak yerine, FETÖ'cülüğü daha ilan etmeden millet huzuruna çıkıp işte kıştı, yazdı deyip... Hangisini tercih edeceksiniz. Bazıları da pusuya yatıyor, ne kadar eksik var ben tamamlarım arkasından da ben iktidar olurum zannediyor. Pusuya yatanlar bireysel olur.
(Bülent Ecevit) Bülent Ecevit'in ağzından bir tek kelime dahi duymadım. Toplantılarda Fetullah Gülen ismini bir kez ağzına almış değildir.
(MHP'ye sızma) Kaplumbağanın kabuğu delinmedi, bir de kaplumbağa terse döndü. Kaplumbağa terse döndüğü zaman kendi kendini doğrultamaz. İlle birisinin yardımıyla düzelmesi lazım.

BERABERDİK DERLERSE NE OLACAK
(17-25 Aralık) Onun 25 tarihini milat olarak kabul ediyoruz. Dört bakan var. Beraberce yüzleşmek lazım. Yarın ne olacağı belli değil. Dört yıl beraber olmuşsunuz. Belli bir süreç sonra bazı yanlışlıklar birbirini etkilemiş. Sonunda da kopma noktasına gelmişiniz. Kopma noktasına geldiğiniz biryerde birileri kalkmış darbe teşebbüsüne girmiş. Siz de bu teşebbüsü önlemekle görevli iktidarsınız. Yarın da bunlar mahkeme edilecekler. Bu mahkeme anında bakalım neler olacak? Bir FETÖ'cü 'Ben bunu yaptım ama bir bakandan talimatla yaptım' derse ne yapacaksınız? Bu kadar beraberliği olanlar, ne kadar tartışacaklar, ne kadar helalleşecekler bunu bilemiyoruz. Biz darbe teşebbüsünden önce şu kadar beraberdik derlerse ne olacak?
(Kılıçdaroğlu'nun canlı dava talebi) Kamuoyunda paylaşılmasında yarar var. 27 Mayıs'ta davalar radyo aracılığıyla yayınlanmıştı. Bunda da yayınlanabilir. Bu saatten sonra Türkiye'de hiçkimse hiçbirşeyi saklama lüksüne sahip değil. Çıksın bir FETÖ'cü kendisini nasıl savunuyor, hep beraber görelim.
(Cumhurbaşkanının bilgisi dahilinde iddiaları) Bu kadar maliyeti yüksek teşebbüşün, bu gibi sağlıklı olmayan düşüncelerle sahiplenilmesi doğru değil. Bir defa 241 kişi demokrasi şehidi olarak her akşam rüyasına girer insanın. Böyle şey olur mu, toplu katliamdır. Bunun için yargı sürecinin biran önce başlaması lazım.

GEL BAKALIM ENİŞTE
(Adil Öksüz) Şimdi söylüyorsunuz ya Adil Öksüz. Belki öldürülmüş de olabilir. Öbürü kalkıp bir şey söylüyor. MİT'in adamı diyor. Herşeyi Adil Öksüz gibi birinin üstüne yıktık. Bulunursa ne olacak? Adam 'ben bu işlerle alakam yok, şahitlerim var, tarla almaya gitmiştim. İki tane de tapu senedi hazırlamıştım' dese ne olacak. Kazan'dan da iki şahit çıkar herhalde.
(Enişte) Bunların hepsi mahkeme aşamasına geçildiği zaman herkese sorulacak. Gel bakalım enişte diyecekler. Neyin nesi bu diyecekler. Ortada daha birşey yok. Bir takım sorular oluşuyor. Türkiyede Cumhurbaşkanını Marmaris'teki bir otelde almaya gidiyorsunuz 50 tane problem çıkıyor. Helikopterler şöyle oluyor, pilotlar böyle oluyor.
(Birinci Ordu komutanının referansı) Benim bir açıklamam olmadı, karşılığında da bir tekzip de duymadım. Benim o konulardan haberim yok.

AFFA YEŞİL IŞIK
(Muhaliflere af, kongre süreci) Zora alıştık. Süreç zorludur. Zorun altından da kalkabiliriz. İkisini de birbirinden ayırt edebiliriz. Bazı arkadaşlarımız yedi aydan beri MHP'yi çok aşırı derecede meşgul ettiler. Herhalde onlar da bazı gerçekleri görmüştür. Nitekim de bazıları gelmektedirler, bazı yanlışlıklar olduğunu ifade etmektedirler. Bazıları da çok daha kararlı olduklarını söylüyorlar. Artık yapılacak birşey var, o da ülkücü iradeye başvurmak. Korsandı teli tutarak değil de normal bir sandık içerisinde divan teşekkül etmiş, herkesin konuşma hakkını aldığı bir ortam olsun.
MHP de bunu başaracaktır. 9 Ekim'deki kongre bizim için yeni bir karar değil. Tövbe ifadesi bizi aşan bir ifade. Biz tövbe kapısı değiliz. Rahatlıkla gelip 'Bazı yanlışlıklar içerisinde olduk, kendimize çeki düzen verdik' dedikleri zaman bizim paylaşamayacağımız birşey yok. Ortada birşey yok ki paylaşalım. Önemli olan bu anlayışı ortaya koymaktır. Ama bazıları var onlar görevlendirilmişler. Onlara partinin tamamını da vermiş olsak, yetmez onlara. Onlar başka şeylerin peşindeler. Yakında herhalde daha iyi göreceğiz."
Ortadoğu

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol