Gazi Mustafa Kemal Atatürk'te öyle düşünüyordu. Çökmüş bulunan Ümmet Devletinden, Milli yapıda bir Devlet kurmak için silah arkadaşlarıyla yola çıktı. 
Bütün arkadaşları Atatürk gibi düşünmüyordu. 


İsmet Paşa (İnönü) 27 Ağustos 1919 tarihinde Kazım Paşa'ya (Karabekir) yazdığı mektupta kurtuluşun Amerikan mandasına girmekte olduğunu yazıyordu. 
İsmet Paşa bu düşüncesini kongrelerde dile getirdi, teklif etti. Üstelik bu düşünce ve niyetinde yalnız değildi. 


Atatürk, bu teklifleri ve niyetleri usta bir Devlet adamı tavrıyla boşa çıkardı. 


Atatürk'ten sonra Ülke yönetimini ele alan İsmet İnönü kötü bir yönetim gösterdi. 


İkinci Dünya Savaşı sonrası Stalin'in saldırmazlık anlaşmasını fesh ettiğini, Ülkemizden toprak ve üs istediğini söylemesi üzerine Amerika'ya yanaştı. 


1947'de Marshall planında Amerika ilk etapta Türkiye'yi plan dışında tutmak istedi. İnönü plana dahil olabilmek için Amerika'nın Ankara Büyükelçisini devreye soktu ve Türkiye plana dahil edildi. 


Planın yarattığı teknik, ekonomik ve askeri tahribattan söz etmeyeceğim. 


Zira bu unsurlar zamanla telafi edilebilir. 


Telafi edilemeyecek tahribatı yaratacak olan, hepsinden çok daha önemlisi, eğitim sisteminin Amerika'ya teslim edilmesidir. 


Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti TBMM'sinde, 3 Mart 1924 Tarih, 430 sayı ile "Tevhidi Tedrisat Kanunu" çıkardı. 


Bu kanun ile bütün eğitim sistemi Maarif Vekaleti vasıtasıyla Devlet kontrolüne alınacak, eğitimde fırsat eşitliği sağlanacak, yabancı etkisi kırılacak, yeni nesillere Türklük bilinci aşılanacak, Milli ruh ve devlet yapısının geleceği bu kanunla inşa edilecekti. 


Kanun bu anlamda Cumhuriyet inkılaplarının temel taşlarından birisiydi. 


İsmet İnönü yönetimindeki Türkiye Cumhuriyeti Marshall planı kapsamında 27 Aralık 1947'de Amerika ile Fullbright Eğitim Anlaşması imzaladı. 


Anlaşma gereği oluşacak komisyon Türkiye'de ilkokuldan imam hatip okullarına kadar tüm okulların müfredatını hazırlayacak, ders kitaplarına bu komisyon karar verecektir. 


Bu komisyon 4 Türk, 4 Amerikalı üyeden oluşacak, oylamada eşitlik olması halinde sonucu Amerika Büyükelçisinin tercihi belirleyecektir. 


6 Mart 1922 tarihinde TBMM'de gizli oturumda konuşan Atatürk;


-"Hiçbir istikbal yoktur ki, yabancıların planlarıyla yükselebilsin. Tarihler böyle bir olay kaydetmemiştir" diyordu. 


25 yıl sonra Ülkemizin yönetimini ele geçiren İsmet İnönü, geleceğimizin inşası demek olan Milli Eğitim sistemimizi Amerikalılara teslim ederek Atatürk ile taban tabana zıt bir davranış sergiledi. 


Milli Devlet olmanın temel taşı sayılan eğitim sistemimizi Amerikalılara teslim etmek, bağımsızlığımıza vurulan en büyük darbedir. 


Eğitimi Milli olmayan devlet Milli olamaz.


Milli olmayan devlet asla bağımsız olamaz... 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol