""

MECLİS'TEN ÇEKİLİP HALKI PROVOKASYONA GİDİYORLAR
Eş Başkanları ve kimi vekilleri tutuklanan HDP TBMM'deki faaliyetlerini durdurup sokağa iniyor. Yasama organındaki faaliyetlerini durdurduklarını bildiren HDP sözcüsü, bundan sonra halkın arasına inerek mahalle mahalle, köy köy gezerek sorunları dinleyeceklerini ifade etti. Halen tutuklu olan vekillerinin pek çoğunun "halkı provoke ve isyana teşvik" gibi suçlamalarla karşı karşıya olduğu bilinirken, henüz tutuklanmamış olan vekillerle aynı hataların tekrarlanacağının ip uçlarını veren bir açıklama yaptılar. Eş Genel Başkanlarının REHİN alındığı şeklinde hadsiz bir tanımlama kullanan HDP sözcüsü Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yönelik çirkin yakıştırmalarda bulundu.
DİYARBAKIR'da, Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile 7 milletvekili tutuklanan HDP'nin Meclis Grubu ve MYK'sının toplantısından, Meclis organlarındaki çalışmaları durdurma ve halk ile buluşma kararı çıktı.
HDP'nin Diyarbakır'daki Meclis Grubu ve MYK'sının aldığı kararları HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen parti binası önünde açıkladı. HDP Sözcüsü, sözlerine 4 Kasım günü Diyarbakır'da yapılan bombalı saldırıyı kınamak ile başlamak istediğini ve yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dilediğini söyledi. HDP Sözcüsü Bilgen, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"4 Kasım günü ve öncesinde rehin alınmış olan Eş Genel Başkanlarımızı, vekillerimizi ve bütün seçilmiş belediye eş başkanlarımızı ve yöneticilerimizi saygıyla selamlıyoruz. Onların onurlu ve dik duruşlarının, biat etmez ve boyun eğmez tutumlarının arkasındayız. Baskı, zulüm, yok sayma ve faşizm karşısındaki duruşları Kürt halkı başta olmak üzere bütün Türkiye halklarına büyük bir moral kaynağı olmuş, mücadele azmini ve kararlılığını perçinlemektedir. Bugün Erdoğan- AKP iktidarı, demokratik siyasete ve demokratik muhalefete yönelik ağır saldırıları ile demokratik siyasi kazanımları gasp etmeyi, oluşmuş bütün kurum ve kuruluşlarımızı tasfiye etmeyi hedeflemektedir. Bu hedefte sadece HDP'ye oy vermiş olan 6 milyondan fazla insanımızın siyasi iradesi değil, demokrasi, özgürlük, eşitlik, emeğin hakları, kadın özgürlüğü ve adalet mücadelesini sürdüren, vicdan sahibi ve demokrat milyonlarca yurttaşımız da vardır. Önce milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıran, daha sonra 15 Temmuz darbe girişimini bir fırsat olarak değerlendirip OHAL ve KHK'lerle ülkeyi yöneten ve kendi darbesini sürdüren Erdoğan-AKP iktidarı, Meclis'i de işlevsizleştirerek Türkiye'yi bir 'Kayyum Cumhuriyeti' haline getirmektedir. Son olarak halkın tercihlerine ve iradesine zerre kadar saygı duymadığını, Eş Genel Başkanlarımız dahil 9 vekil arkadaşımızı tutuklayarak açıkça göstermektedir. Ankara'da Genel Merkez binamızın abluka altına alınması, parti yöneticilerimizin ve üyelerimizin içeriye girişinin halen engelleniyor olması da demokratik siyasete bakışlarını ortaya koymaktadır."
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol