27 Mayıs 2016 Cuma 15:52
523 Okunma
Küffar Bizi Öldürmez, Vatan Oluruz Her Ölümde!..
Geçen yıl kaleme almış olduğum ve Ülkücü Hareketin ter, yetmediği yerde kan akıtan kutlu neferlerine ithafen yazımı, Ülkücü Şehitlerimizi andığımız bir günde tekrar sizlerle paylaşmak istedim.. Aziz Şehitlerimizin ruhu şaad, Davası yolunda Eren olmuş değerli büyüklerimin sağlığı baki olsun.. Buyurunuz efendim;

Biraz alışmak birazdan çok acı, ama en çokta toy gibi geliyor artık ölümler bize.. Alışamadık aslında, her giden can henüz çok genç, taptaze fidan, yeni doğan güneş gibi olunca..

Her mevsim bahar yaşımız, her gün fırtınalı olsa da başımız, hep cemre, hep de taze bir çiçek bu Vatanda varlığımız.. Ne bitti neslimiz, nede ihtiyarlamadık hiç birimiz..

Ruhi Kılıçkıran çok genç mesela, Gün Sazak ise ondanda genç.. Recep Haşatlı henüz on yedi ruhunu taşıyor, Cengiz Akyıldız ise daha on beşinde..!

Hikmet Tekin, en genç Belediye Başkanımız hala.. Önkuzu’muz filinta gibi gençliği ile, hala Ülkücü Gençliğin en önünde işte..

Pehlivanoğlu’muz hala yakışıklı ve hala asil duruyor önümüzde. Ve haykırıyor hala Yiğitce; "Mustafa'lar ölür, Allah davası ölmez, Milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakindir. Zafer her zaman Allah'a inananlarındır"..

Tokdemir’imizi görüyorum ne zaman bir vefasızlık görsem.. Ve Ahde Vefa diyor, İman diyor, sanki gençliği ile Ümmet-i Sahabeye katılıyor.!


Ne zaman uzaklara baksam Velican’ım gelir yanı başıma.. Daha on altısında, çekik gözleri ile mertçe bakar gözlerime. Çok genç, çok yakışıklı ve deli dolu bir duruşu hasıl.. Sanki mapusta değil, Tanrı Dağları’nda Osman Batur Atası ile kement atıyor Kızıl Çin'e..

Görüyorum işte; Ali Bülent, Davut Turan, Ahmet Kerse, Yusuf İmamoğlu, Halil Esendağ, Mürüvvet Kekilli ve daha nicelerini..

Hepsi de genç, hepsi de en önde Sancak gibi, Bayrak güzelliğinde..

Biz hiç ölmedik ki.. Yaşadıkça yaşattık, yaşattıkça acılandık.. Ama biz hiç gitmedik, hiç de bitmedik..


Şehitliğin müjdesine vasıl olmak dileğiydi hep duamız.. Kimimiz Ruhi Kılıçkıran gibi öncü oldu, kimimiz de bileklerde Yavuz, gönüllerde Yunus oldu..


Her güzel ata binip gideni kıskandık, çoğu zamanda ardından acıyla baktık.. Genç yaşta gittiklerini sandık hep.. Gelmeyecekler dedik, yaşlarımızın göz pınarlarını terk ettiklerine şahit olduk..

Oysa gitmediklerini gördük.. En son Fırat'ta çağlıyorlardı, ondan önce Akyıldız gibi gönderde dalgalanıyorlardı..

Uslanmaz bedende, asil kan harlıyormuş oysa.. Analar Yiğit doğurmayı, Babalar Hak yoluna bala sunmayı unutmamış oysa..

Faniyatın cezbine kananlar kadar, Şehitliğe aşık yetişen Kınalı Ali'ler varmış işte..


Vatanın kurbanları, Sancağın rüzgarları onlar.. Estiler Ay Yıldız dalgalansın, ihanet kırılsın niyetiyle işte..

Estikçe Destanlaştılar, Destanlaştıkça beşeri bedenlerde ölümsüz ruhlara vardılar..

Her evlat doğduğunda Saltuk Buğra Han oldular, her cenkte Metehan.. Her sevdada Mevlana ile aşka vardılar, her ipek gönülde Yunusça yaşadılar..

Ve biz hiç ölmedik.. Ölmek ne ki, biz hep genciz, hep yakışıklı, hep de güzel..

Hepimiz Cengiz’iz, hepimiz Baktemur, hepimiz Fırat ve hepimiz Türk'üz..

Ve biz hep genciz, hep Bir'e İman eden, ondan başkasına eğilmeyeniz.. Düştük ama kalktık, kırıldık fakat içimize attık..

Bu hayatı öyle dik yaşadık ki, Allah şahit biz ölünce bile mezarda düpedüz yattık..!

Sözün özü; "Hepiniz birer Türk Bayrağı'sınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin." Alparslan TÜRKEŞ

Selam ve dua ile..

Hayrettin Gönül

bıyıksızlar
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol