"Devlet homojen, liberal bir alandır ve vatandaş devlet ile birey arasındadır."
Bu cümle Türk Devlet anlayışı ve algısı; Millet anlayışı; Türk Milliyetçiliğinde devlet algısının kökleri açısından ve fikir sistemimizin yapısal ve duygusal anlamda dönüştürülüyor olması yönüyle uzun uzun incelenmesi gerekir kanaatindeyim.
Devlet, liberal bir alan mıdır? Ya da liberal bir alan olmak zorunda mıdır? ... Devlet liberal bir alan ise, Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi'nin kökenleri "Batı" mı olmaktadır? Yoksa Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi yapı ve duygu anlamında kendi özgün mitolojik köklerinden mi neşet etmiştir? ... Çok uzun, çetrefilli ve ateşli bir tartışma ya da makale konusu olur bu cümle... Daha amiyane tabirle sorarsak: Ne kadar "Biz"dendir bu cümle? ...

Batının milliyetçilik anlayışı ile ve devlet algısı ile bizdekini birbirine karıştırıp bize batının gözüyle bakmak hatasıdır bu... Türk milliyetçiliği Fransız ihtilalinin çocuğu değildir. Türk devlet anlayışı da keza... Her ikisi de İslam öncesi temelleri atılmış ve bir bilinç halini almış genlerimize işlemiş özgün ve özel kavramlardır. Her iki kavramın üzerinde de "Kut" kavramı bir şemsiye gibi durmaktadır. Kut ise Tanrı selamıdır Türk'e... Bunu bilmek, anlamak ve içselleştirmek gerekir. Yoksa batının anahtarıyla doğuyu açmaya çalışmaya benzer yapacaklarınız, söyleyecekleriniz. İlk paragraftaki cümleyle yapılan tam da budur...

Ülkücü dünya görüşü kişilere göre şekil alacak değildir, aksine kişiler Ülkücü dünya görüşüne göre şekil alacaklardır. Yoksa her beş yılda bir bukalemun gibi Ülkücü Hareket kabuk değiştirir. Her ideolojinin ön kabulleri vardır. Bu ön kabuller bilimle ispat edilmek mecburiyetinde değildir. Adı üzerinde kabuldür. Düşüncenin ön kabullerini yıkarsanız ortada ideoloji falan kalmaz. Dinler de böyledir...

Önkabulle kastettiğim şey, eskilerin tabiriyle POSTÜLAT kavramıdır. "Doğru olduğu kabul gören, ancak bunu kanıtlamanın mümkün olmadığı önermelere denir, yani aksiyom." Her ideolojinin ve inancın POSTÜLAT'ı vardır. Ve bunun üzerine temellendirilirler. Düşünce, dağınık halden sistematik bir hale geçerse ve belirli temel ön kabuller üzerine inşaa edilirse ideoloji adını alır. Türk Milliyetçiliği bir bakış açısıdır. Doktriner Türk Milliyetçiliği ise bir ideolojidir. Ülkücülük bir doktirine sahiptir ve Doktriner Türk Milliyetçiliğinin özel adıdır. Bazıları “Bizler İZM’lere karşı değil miyiz?” diyebilirler. Bu İZM karşıtlığı ile ifade edilen Milli olmayan doktriner hareketlerdir. İZM’lere karşıyız derken yabancı ideolojilere karşıtlık kastedilmektedir. İZM takısının karşılığı bizde "-CI+LIK+" ekidir. Ülkücü ve Ülkücülük tabirleri ile yerli ve milli bir ideoloji kastedilmektedir. Yoksa bu İZM karşıtlığından ideolojilere karşıyız gibi bir anlam çıkarmak yanlış olur.

Devleti milletten organik olarak bağımsız bir yapı görmek doğru değildir. Devlet algısı ile millet algısı birbirinin paydaşı değil sadece, aslında bir nesnenin iki yüzü gibidir. Devletçilik zihniyeti başka bir şeydir. Devletçilik, Ülkücülüğün ön kabulüdür diyemeyiz. Devlet algısı Türk Milliyetçiliği Fikir Sisteminde bu algının neşet ettiği kaynak itibariyle bir ön kabuldür. Ve bu ön kabulün tarihin derinliklerine dayanan "Mitik" kökleri vardır, bu mitik kökler inanç eksenlidir. Devlet ve millet algısı Türklerde “Batı”nın algısıyla aynı değildir. “Batı”nın sakat, maddeci, insani olmayan ve mitik bir köke dayanmayan devlet millet algısının enstrümanlarıyla doğunun yani biz Türklerin algısını ölçmeye çalışmak işidir ilk paragraftaki cümle... Buradaki sıkıntı farklı duygu ve iklimin ürünü olan farklı psikolojik sebeplere dayanarak ortaya çıkan “Batı”nın sosyal kavramları ile Türk'ün genlerine kadar işlemiş "Anlama evrenini" ölçümlemeye çalışma işidir. Bu ölçümü yaparsanız sonuç sürekli Türk aleyhine çıkacaktır. Bundan dolayı ilk paragraftaki cümleye itirazımız vardır. Benim naçizane tavsiyem şu olacaktır: Kavramlar, kavranılmak için değildir, bir evreni kavramak elde tutmak içindir. Milli bir ideoloji kendini kendine yabancı kavramlarla ifade etmek gibi bir pespayeliğe düşemez. Düşerse kendisi olmaktan çıkar.

Ülkücüye derslerde ilk cümle: “Devlet homojen, liberal bir alandır ve vatandaş, devlet ile birey arasındadır.” demek, Ülkücü dünya görüşünü liberalizme ram etmeye çalışmaktır. Ülkücü ideoloji liberalizm gömleğini giyemez. Giydirilmeye çalışılırsa o gömlek dar gelir, yırtılır.
                                                                                                                                                             Ünsal ERKAN
BIYIKSIZLAR
www.biyiksizlar.co
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol